Turgenyev’in Vahşi Cazibesi: Asya

  • Turgenyev’in Vahşi Cazibesi: Asya

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 09:49

    Turgenyev’in Vahşi Cazibesi: Asya*

    Makale Yazarı: Salih Samir Acar

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Temmuz/Eylül 2018, 35. sayıda yayımlanmıştır.

    Kızım Asya’ya “Ve gönlünde bir düşünce usulca doğdu; Vakti geldi ve O âşık oldu”.
    A. Puşkin

    “Başka kadınlar da tanıdım, ama #Asya’nın bende uyandırdığı duygu, o yakıcı, vahşi, tatlı ve derin his hiç tekrar etmedi. Tek bir göz bile, bir zamanlar bana aşkla çevrilmiş o gözler gibi etkilemedi beni, göğsüme yaslanmış tek bir kalp bile, benim kalbime öyle mutlu ve hoş bir coşkuyla yanıt vermedi” diye sonlanır eser. Bay N.’yi (Turgenyev’i) aşkından mecnun eden, onu yalnızlığa mahkûm bırakan bir Vahşi Cazibe: “Asya”.

    #İvanTurgenyev, Asya adlı bu eseri, 1957 yılında Almanya’nın Rhen nehri kıyısındaki Sinzig kentinde yazmıştır. Eser, bir başka deyişle, olayların ilk başladığı yerde kaleme alınır. Asya, Turgenyev için hem ruhsal hem de sanatsal yaratım krizlerinin olduğu bir dönemde ortaya çıkar. Yazarın yaşadığı tüm buhranlar ve olumsuz koşullara rağmen Asya okuyucu tarafından övgüler alır.

    Asya, İ. Panayev, N. Nekrasov, N. #Çernışevski ve D. Merejkovski gibi dönemin önemli edebiyat eleştirmenleri, yazarları ve şairleri tarafından olumlu karşılanır. Asya’daki lirizm, eserin şiirselliği ve zarifliği hakkında pek çok yazı yazılır. Bununla birlikte Asya, Puşkin’in “Yevgeni Onegin” adlı eserinin hikâyesine benzerliği konusunda dikkat çeker.

    Turgenyev’deki Puşkin etkisi özellikle can sıkıntısı, çılgınlık ve aşk, Asya’da güçlenir ve tekrarlanarak altı çizilir. Yevgeni Onegin’in Tatyana’sı da tıpkı Asya gibi yabanıl, kederli, tüm gün tek başına, konuşmadan pencere önünde oturan, konuşmayı sevmeyen bir alageyik gibi ürkek ve asilzade bir aile içinde yabancı bir kız gibi görünmektedir.

    Turgenyev, Almanya’da bulunduğu sırada anlık ve tesadüfen yaşadığı bir anın etkisiyle Asya’yı kaleme alır. Bir evin penceresinde yaşlı bir kadına gözü takılır. Aynı evin ikinci katındaki pencerede ise genç bir kızın silueti görülür. Yazar, gördüklerinden etkilenir. Bu manzara hakkında kafa yormaya başlar. Gördüğü bu kişiler için olası, ortak bir kader oluşturmaya karar verir ve sonucunda Asya’yı yazar. Her ne kadar hikâyesi kurmaca gibi görünse de eser, otobiyografik bir karaktere sahiptir.

    Turgenyev’in Asya’sı, asıl adı Anna Nikolayevna, yazarın eserleri arasında en şiirsel kadın kahramanlardan biridir. Asya, alışılmışın dışında alımlı bir görünüşü olan, zayıf çocuksu endamıyla kısa kıvırcık saçları, uzun ve yumuşak kirpiklerinin saçakları içinde iri gözleri ile ateşli bir mizaç, zor ve trajik bir kader, dolaysız ve asil bir karakter ile betimlenir. Bir hizmetçi ile bir toprak sahibinin evlilik dışı ilişkilerinden doğan Asya, annesinin sıkı ve itaatkâr eğitimi içinde büyür. Annesinin ölümünden sonra uzun süre yeni hanımefendi rolüne alışamaz. Babası da ölünce ağabeyi Gagin’in himayesi altına girer. Yanlış bir konumda olduğunun farkındadır, bu yüzden toplum içerisinde nasıl davranılacağını bilemez. Herkesten korkar ve utanır. Aynı zamanda kimsenin onun geçmişi ile ilgilenmesini istemez.

    Asya karakteri, yazar tarafından güzel manzara taslakları, naif ve şiirsel bir duygu tanımlarıyla da desteklenmektedir. Bu doğa tasvirleri hikâyenin akışında Asya ile birlikte lirik motiflere dönüşür. “…Ay, bulutsuz gökyüzünden şehre dimdik bakıyormuş gibi olurdu ve şehir bu bakışı hisseder; duygu ve huzur dolu bir halde, onun ışığına, bu sakin ve aynı zamanda ruhu sessizce heyecanlandıran ışığa boğulmuş bir şekilde dururdu”(1)

    Asya’nın doğasını, en iyi bu tasvir anlatmaktadır. Asya, bulutsuz gökyüzündeki ay ışığı gibi hem huzur verici hem de ürperticidir. Şairin de dediği gibi “Ve Tanrı, hüzünlü kadınların gülüşüne sakladı ay ışığını…”

    Asya’nın doğası itibariyle oldukça utangaç, eksantrik, o dönem için benzerine pek kolay rastlanmayan, alışılmadık ve kendine özgü bir karakteri vardır. İnsanlarla ve sevdikleriyle ilişki kurması ve onlarla geçinmesi, onun için kolay bir şey değildir. Her ne kadar farklı annelerden olsalar da ağabeyi Gagin’le olan ilişkisi farklıdır. Gagin, Asya için bir ağabeyden ötedir. Onun için Gagin, bir dost, arkadaş, yoldaş kısacası her şeydir. Asya, Gagin’e ruhen bağlıdır. Ona, Asya adını bile Gagin vermiştir.

    Asya’nın anlatıcıyı kendisine âşık eden ama aşktan korkan, romantik olduğu kadar asi ve vahşi bir cazibesi vardır. Korkar çünkü bir başkasını, ağabeyini sevdiği kadar sevemeyeceğini düşünmektedir. Asya ağabeyine, “…Ben senin dışında kimseyi sevmek istemiyorum, hayır, sadece seni sevmek istiyorum, sonsuza dek”(2) derken Gagin’in Asya için ne kadar kıymetli olduğunu görmekteyiz.

    Asya on yedi yaşına girdiğinde Gagin, onu yatılı okuldan alır ve yurt dışına götürmeye karar verir. Gagin, Rhen kıyılarında resim yaparken Asya, eskisi gibi yaramazlıklar ve tuhaflıklar yapmaya devam eder. Almanya’da bir öğrenci partisindeyken onlar gibi Rusya’dan gelen Bay N. N. ile tanışırlar. Bu genç adamla hemen arkadaş olurlar ve birlikte zaman geçirmeye başlarlar. Bay N.’yi ele geçiren Gagin ve Asya’nın çekim gücü sayesinde o, sıklıkla onların evine gi der. Bu ziyaretlerin neticesinde Asya’nın sıra dışı olan cazibesine kapılır. Asya’nın ışığı, Bay N.’yi etkiler. Asya, bir gün yaramaz bir çocuk gibi davranır; ertesi gün ciddi genç bir hanımefendi olur; üçüncü gün ise üzgündür ve bu hep böyle devam eder. İnişli çıkışlı bir mizacı vardır. Bay N. dahi Asya’nın bu davranışlarının doğal olmadığının farkına varmaya başlar. Bay N., Asya’nın vahşi yüreğinin sıcaklığına hapsolmaya başlar. Asya ile daha fazla vakit geçirmeye başlayınca ondaki bu davranışların nedenini utangaçlıktan ve mahcubiyetten kaynaklandığını fark eder. Bay N. üç gün ortadan kaybolduğunda dahi Asya, onu merak etmemiş, kendisi hakkında endişelenmemiş gibi davranır. Bay N.’yi gördüğünde ise sebepsiz yere kahkaha atmaya, sağa sola koşturmaya, yapay gülüşlere ve tuhaf cilvelere devam eder.

    Anlatıcı konumunda olan Bay N., yer yer iç monologlar sayesinde yapıtı zenginleştirir. Bu sayede Asya’daki gizemi, iç güzelliğini ve delice davranışlarını ve hatta yeri geldiğinde ondaki aşk duygusunu içsel konuşmalar sayesinde öğreniriz: “Siz benim davranışlarımı edepsiz buluyorsunuz, diyordu sanki yüzü, fark etmez; biliyorum, benden hoşlanıyorsunuz”(3) Bay N. iç konuşmalarıyla Asya’yı, “yapmacık gülüşlü kaprisli kız”(4), “nasıl da bukalemun bu kız!”(5) diyerek düşünmeye başlar.

    Asya, vahşi bir kedi gibi ailesinden başka hiç kimsenin yanına yaklaşmasına izin vermez ve hoşlanmaz. Çünkü diğerleri, onun için sıradan, silik ve sıkıcı gelir.
    Fakat Bay N. onun için farklıdır. Bay N.’nin karakteri, Asya’ya ilginç gelmeye başlar, ona yavaş yavaş alışır ve onu sevmeyi başarır. Başarır çünkü Asya, o güne kadar yabancı birini sevebileceğine inanmıyordu. Sert kanlı, deli dolu yüreği, Bay N. karşısında durgunlaşır. Aşkın çılgın endişeleri kaplar yüreğini. Çünkü yoksundur onun minik kalbi bu duygudan. Daha önce bedenini böyle kutsal bir alev kaplamamıştır. Asya, artık bir sonbahar günü titreyen bir gölün üzerine düşen bir yapraktır. Rüzgâr, onu oradan alıp da götürebilir ya da suyun ağırlığına dayanamayıp dibe de vurabilir. Aşk bu, belli mi olur!?

    Aşığını sınayan düşünceler ve hatta ölüm duygusu kaplar Asya’nın bedenini. Bay N.’ye ölümden bahseder sık sık. Kendisi ölseydi acaba Bay N. üzülür müydü gibi sorular aklında dolaşır. Asya, etrafındaki her şeyin kendisiyle vedalaştığını ve yakında öleceğini düşünmektedir. Böyle yaşamanın kendisine zor geldiğini ve ölümü tercih etmek istediğini belirtir. Asya’nın içinde anlaşılmaz bir şeyler olup bitmektedir. Hüzünlü ve kaygılıdır. Bay N., Asya’ya çoktan âşık olmuştur. Asya’nın bu davranışları ise genç bir kızın üzerindeki aşkın halleridir.

    Aşkın rüzgârına kapılan Asya, farkında olmadan kendini Bay N.’ye kaptırmıştır. Aralarında güzel bir duygu doğar. Bu duygular gizlidir, öyle kolay kolay açığa çıkmaz. Ağabeyi Gagin, zamanla bu durumu fark eder. Bay N.’den kardeşiyle evlenmesini ister.

    #Puşkin’in Tatyana’sı gibi Asya da sevdiğine bir yerde buluşmak için mektup yazar. Frau Luise’nin evinde buluşan iki âşık, karanlık küçük bir odada yalnızdırlar. Odanın sessizliği ve Asya’nın bakışlarındaki cazibe, Bay N.’nin kalbinin erimesine yol açar. Asya her şeyiyle Bay N.’ye teslim olmuştur. “Size aidim…” der tüm kalbiyle. Fakat ansızın Bay N.’nin aklına, Gagin’e kız kardeşinin aşkını kabul etmeyeceği yönünde verdiği söz aklına gelir. Çünkü hislerinden emin değildir ve Asya’yla evlenmekten korkmaktadır. Asya ve Bay N.’nin buluşmasında beklenmedik hadiseler oluşur. Bay N., Gagin’e hislerini itiraf ettiği için Asya’yı suçlar ve birlikte olamazlar. Endişeye kapılan Asya, hiçbir şey söylemeden oradan kaçar. Durumu ağabeyi Gagin’e anlatan Asya, kendisini oradan alıp başka bir yere götürmesini ister. Asya, Bay N. için çeşm-i fettan olmuştur artık Güz yağmurlarına yakalanan Bay N., Asya’nın karşısında hiçbir şey diyemez. Elinde sadece küçük bir kâğıt parçasında Asya tarafından yazılmış şu sözler vardır:

    “Elveda, artık görüşmeyeceğiz. Kibirden dolayı gitmiyorum, başka çarem yok. Dün, ben sizin karşınızda ağlarken, eğer bana tek bir sözcük söyleseydiniz, kalırdım. Ama söylemediniz. Anlaşılan, böylesi daha iyi… Sonsuza dek elveda!”(6)

    Bay N.’nin sevdiği insan karşısında budala ve dilsiz oluşu, Asya’yı derin bir ıstıraba ve karanlık bir yeise düşürmüştür. Ne yapacağı konusunda karar verememe beceriksizliği nedeniyle Asya’yı sonsuza dek kaybeder. Avrupa’daki Rus goncası Asya, daha ilkbaharın ilk güneş ışıklarıyla açamadan kış mevsiminin çetin şartlarına dayanamaz. Bay N. şehir şehir peşlerinden koşar ama onları bulamaz. Bu aşkı, sonsuza dek yüreğinde taşır.

    Acaba Asya’ya ne oldu? Nerede şimdi? Belki evlenmiş ve çocukları olmuş ya da uzun zamandır mezarlıkta yatmaktadır. Kim bilir ki Vahşi Cazibe’nin sonunu? Saniyeler içinde belli olan kaderi ve sonrasında yaşanan pişmanlıklar… Gerçek aşk bu mu? Sonsuz mutluluk ve sonsuz acının ortası yok mu?

    Dipnotlar:
    1 Turgenyev, 2015, s.127.
    2 A.g.e., s. 149.
    3 A.g.e., s. 140.
    4 A.g.e., s. 146.
    5 A.g.e., s. 144
    6 A.g.e., s.193.

    Kaynakça:
    Turgenyev, İvan, Bozkırda Bir Kral Lear, Asya, Çev: Sabri Gürses, Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2015.

    #Rusedebiyatı

    romankahramanlari replied 1 year, 8 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
Turgenyev’in Vahşi Cazibesi: Asya* Makale Yazarı:…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now