Halime: Serçelere mi Acımadık Kış Günlerinde, Kendimizi Unutarak
-
Halime: Serçelere mi Acımadık Kış Günlerinde, Kendimizi Unutarak
“Serçelere mi Acımadık Kış Günlerinde, Kendimizi Unutarak”*
Makale Yazarı: Ayşegül Kocabıçak
*Bu makale, ROMAN KAHRAMANLARI Ekim/Aralık 2016 28. sayıda yayımlanmıştır.
Halime Kaptan…
Halime…Vakit savaş vakti. Erkekler cephede, erkekler kahvede, erkekler korsan, erkekler sarayda. Savaşı çıkaran erkekler, kahraman olan yine erkekler. Savaştan pay çıkaran, savaştan kaçan, savaş mağdurlarını kullanarak para kazanan yine erkekler. Halime bunca erkek arasında yalnız bir kadın. Yalnız ama güçlü, yalnız ama cesur, yalnız ama tek başına cepheye cephane taşıyacak kadar korkusuz. Tüm savaşlarda var olan, zaferlerde payı olan ama adı geçmeyen milyonlarca kadından biri. Erkeklerin kan ve şiddet dolu dünyasında kadınlığından vazgeçebilmek pahasına kendisi ve çocuğu için her türlü fedakârlığa katlanan bir kadın. Varlığını ispatlamaya çalışmadan, gölge misali geride kalırken aslında tüm gücüyle hayata tutunan yurdum kadını.
Rıfat Ilgaz Halime Kaptan’la, savaşı bir kadın kahramanın gözünden ve yaptıklarından anlatmayı seçerek “eşitlikçi dünya görüşünü” bir kez daha ortaya koymuş.
Evet, #Halime bir kahraman. Savaşa dâhil olduğu için değil, erkeklerin arasında onların çıkardığı kargaşa içinde tek başına kendi yaşam savaşını verdiği için.
Roman 1972 de yayımlanmış. Kastamonu’nun Cide kasabasında denize bakan küçük bir evde yaşayan Halime, oğlu Memiş, kayınbabası Temel Reis’le başlayan ve gelişen olayları anlatan bir kadın romanı.
#RıfatIlgaz romanda Kurtuluş Savaşı yıllarındaki ordunun ve toplumun genel yapısını anlatırken, kendi toplumcu görüşlerine de yer vermiştir. Savaş zamanında çekilen sıkıntıları, halkın sosyo ekonomik durumunu, askere gönderilen ama savaşın zulmüne dayanamayıp geri dönen asker kaçaklarını, ekmeğini denizden çıkaran emekçi halkı ve onların kazançlarını yağmalayarak geçinen korsanları anlatır.
Savaşın etkilediği tüm yüz ve yönleri böylesine akıcı, yalın ve birinci ağızdan tüm çıplaklığıyla anlatılabilmesi yazarın her zamanki usta kalemine ve aynı yıllarda aynı kasabada yaşamış olmasına bağlamak yanlış olmaz. Zira Sunay Akın bir anlatısında Rıfat Ilgaz’dan bahsederken şu anıya yer verir.
Çanakkale Savaşı’ndan eve gazi olarak dönen genç abi, yarası kabuk tuttuktan sonra tekrar cepheye dönerken, kardeşine: “hey gördüm ceketim asılıyken düğmeleriyle oynuyordun al baktıkça beni hatırla.” Der ve bir düğmesini kopartıp kardeşine verir. O küçük çocuğun elinde, Çanakkale savaşından geriye ağabeyinin bıraktığı o düğme kaldı ve ağabeyi bir daha geri dönmedi. Yıllar sonra bir gün düğmeyi de kaybetti. “O da kayboldu ağabeyim gibi,” dedi. O küçük çocuk (kardeş) Rıfat Ilgaz’dı.
Toplumsal yazar ve şair denildiğinde ilk aklımıza gelmesi gereken yazarlardan biri Rıfat Ustadır. Yaşamını toplumu için adamış, kendi yaşamını ve sağlığını hep ikinci plana atmıştır. Tüm ömrü tutuklanmalarla, sürgünlerle, kira köşelerinde sıkıntılar içinde geçmiş, büyük eseri Hababam Sınıfı’nın telifini bile almamıştır.
Gelelim Halime Kaptan’a.
On bir bölümden oluşan #roman Kurtuluş Savaşı yıllarına kadın bakışı getirmiş, eril dil kullanmadan erkek egemen dünyaya tek başına karşı duran bir kadın kahraman kitabıdır.
Eşinin, kayınbabasının, haydutların, askerin, muhtarın, korucunun sıradan insani hataları karşısında son derece dürüst, cesur, kendinden emin ve güçlü Halime Kaptan vardır. Kocası asker kaçağı olarak geldiğinde onu eve almayacak kadar doğrucudur Halime. Kayınbabası öldüğünde tek başına yanına on üç, on dört yaşlarında iki çocukla Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla ve korsanlarıyla savaşarak ekmeğini kazanmayı göze almıştır. Bununla da yetinmeyen Halime İnebolu’ya cephane taşıma cesareti göstererek Kurtuluş Savaşının kazanılmasında bizzat rol oynayan kahraman kadınlardan biri olmuştur.
Halime Kaptan’ı okuyana dek Rıfat Ilgaz’ı büyük şair, büyük mizah yazarı ve harika çocuk hikâyeleri yaratıcısı olarak düşünürdüm.
Benim istediğim mizah, uyuşturup yatıştıran bir mizah değil, tedirgin eden türdendir. Bu tür mizah, olumsuz olayları, yararsız kişileri, görüşleri konu edinse bile izleyene, olumlunun, yararlının, doğru davranışın ve sağlam tutumun ne olduğunu gösterir. Verilen ipuçlarıyla gerçeklere varılabilir.
Bu anlayış beni anılarımdan yararlanmaya zorlar. Bence en sağlam belgeler yaşantımdan kaynaklanır. Çabam, bozuk düzenin köküne doğru gitmek, beni saran olayların nedenlerinde kendi tanıklığımı saptamaktır. Bir bakımdan da sanıklığımı…
Böyle diyerek mizah anlayışını dile getiren Ilgaz, #HalimeKaptan ile toplumun sıkıntılı zamanlarında kadınların erkeklerden kat kat fazla kendilerinden, ailelerinden ve kadınlıklarından vazgeçerek verdikleri mücadeleyi her zaman ki Rıfat Ilgaz diliyle su gibi anlatır.
Kaynak
Rıfat Ilgaz, Halime Kaptan, İş Bankası Kültür Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 1972.
Sorry, there were no replies found.