Bir Köprü Öyküsü

  • Bir Köprü Öyküsü

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 10:47

    Bir Köprü Öyküsü*

    Makale Yazarı: Oğuz Tümbaş

    *Bu makale, ROMAN KAHRAMANLARI Ocak/Nisan 2017 29. sayıda yayımlanmıştır. 

    “Kayaları delmek, dağlardan fışkırmak, imkânsızı başarmaktır” onun işi. Çünkü o zor işlerin adamıdır. Yaşamı boyunca, gelene “ağam” gidene “paşam” demediği için “sistemin” kurbanı olmuştur.

    IV. Murat, yasakçı vali, Tokat padişahı, doğrucu Davut, süper vali, çılgın vali, uçan vali… gibi adlandırmalarla da anılan Recep Yazıcıoğlu bir çok kitaba konu olan, sıra dışı bir yöneticidir. Siyasi kimliği olmadığı halde, siyasilerden daha çok tanınan bir kişidir. Gittiği her yerde düşüncelerini açıkça anlatan, doğru bildiklerini çekinmeden uygulamaya koyan, gerçekleri savunan, yetkilerini en iyi biçimde kullanmaya çalışan bir görev adamıdır.

    Ayşe Kulin’in ilk baskısı 2001’de yayımlanan, 2015’te 63. basıma ulaşan #Köprü romanı, Türkiye’nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenlerini ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele alır. Romanı “her atandığı ile bereket ve aydınlık taşıyan, bu öyküdeki köprünün yapımını gerçekleştiren, ülkemizin ufkundan parlak bir yıldız gibi kayan, cumhuriyet tarihinin en renkli valisi Recep Yazıcıoğlu anısına” adar #AyşeKulin.

    #Erzincan dolaylarında, Fırat’ın iki yakasını birbirine bağlayacak, Başpınar ve 22 köyün yarım yüz yıllık özlemini bitirecek bir köprünün, bu köprüyü yaptırabilmek için çırpınan bir bürokratın, töre baskısının, bağnaz yapının, mezhepsel çekişmenin, terör korkusunun, hırçın coğrafyanın, köprü yapımı için iş bitirici mühendis sıkıntısının, tüm bunların yükünü bu yörede çeken insanların öyküsüdür Köprü.

    Roman, hamile karısını kente yetiştirmeye çalışırken, köprüsü olmayan, iki yaka arasında bağlantı sağlayacak aracı bulunmayan Fırat Nehri’ne takılan, Bayram’ın ve kendi kendine doğum yaparken ölen karısının dramıyla başlar. Bayram’a göre köprünün yapılmamasının nedeni Vali’dir. Çünkü ona göre hükümet validir. Vali, Bayram’ın öyküsünü dinler, ona yardım sözü verir.

    Aslında Başpınar’da köprü yapılması 1950’lere dayanır. Köprü yapımı için dönemin hükümetleri halka söz verseler de bunu yerine getirmezler. Zamanın mühendis kökenli başbakanından da köprü yapımı sözü alınır, ancak 12 Mart 1971’deki muhtırayla bu söz de suya düşer!

    “1966 yılının sonbaharında bir elinde evrak çantası, diğer elinde bastonuyla bir adam çıkagelir Başpınar’a.” Karayolları adına araştırma yapan bir mühendistir o. Çemizgezek’ten Kemaliye’ye değin o yörede, Keban Barajı’nın yapımı sonunda su altında kalacak köprülerin listesini çıkartıp yeniden inşa edilecek olanları saptamaya gelmiştir: “Kemaliye tarafında kalan köyler ya yine bir köprü ile bağlanacaktı Fırat’ın öte yanına ya da Çemişgezek karayolu ile. Karayolu uzun ve zor bir yolculuk gerektiriyordu. Muhtar bu olasılığa ihtimal vermediği için ciddiye almadı mühendisi.” (s.15)

    Muhtarın bu davranışının karşılığı, genç mühendisin yeniden yapılacak köprüler listesine Başpınar Köprüsü’nü yazmamasıyla sona erer!

    Köprülerin altından, Fırat’ın yatağından çok sular geçer, çeşitli olaylar, sorunlar yaşanır, acılar çekilir, iki yakayı bir araya getirecek köprü hayata geçirilemez. İşte bu kangrenleşmiş yarayı iyileştirecek, onaracak Vali’nin Erzincan’a atanmasıyla köprünün yapım süreci aşama aşama, iğneyle kuyu kazarcasına gerçekleşme olanağı bulur.

    Vali üç-dört klasör tutan dosyaları karıştırırken şaşkınlıklar yaşar. Kolları sıvayıp çalışmalarını yoğunlaştırır. Çeşitli müteahhitlere planlar, projeler hazırlatır. Hazırlanan projelerin yapımı için çok para gerekiyordur. Bu paranın bir kısmını devletten bir kısmını da bu yöreden batıya göç etmiş zenginlerden toplaması gerekecektir. Vali yörenin müteahhitlerinin getirmiş olduğu proje ve parasal rakamları çok yüksek bulur.

    Bir gün bir Gürcü ve oğlu gelip çok ekonomik bir teklifle köprüyü yapabileceklerini anlatırlar. Valinin de aklı yatar bu işe, hemen başlamaları için talimat verir. Fakat Gürcüler memleketlerine malzeme ve ekiplerini almaya gitmeleri gerektiğini söylemişlerdir. Vali’nin onaylamasına, olumlu bakmasına karşın, Gürcüler de işi zora sokmuşlardır ve geri dönmezler. İş yine Vali’nin omuzlarına kalır.

    Vali kolay kolay pes edecek bir yönetici değildir. Umutsuzluğa, düş kırıklığına yer yoktur onun kafasında. Kararlıdır. Bir gün ziyaretine bir tanıdığı gelir, öyküyü ona anlatır. O da bir mühendisten söz eder. Mühendise haber salınır, bir süre sonra mühendis projeyi hazırlayıp Erzincan’a gelir. Vali yörenin müteahhidiyle dolgu işinin yapılabileceğini düşünerek projeyi onaylar.

    Vali’nin dışındakiler bu projeye sıcak bakmazlar. Çünkü onlara göre bu projeyi gerçekleştirecek mühendis çok genç, zayıf, kısa boylu keçi sakallı, uzun saçlı züppenin biridir! Ne ki Vali onun kılık kıyafetine değil de düşüncelerine bakıp aklı yattığı için bu işi onaylamıştır.

    Mühendis ile dolgu işlemini yapacak yörenin müteahhidi Hüdai Beyin yıldızı hiç barışmayacaktır. Mühendisin çizdiği projenin dolgu işlemini yaparken, Hüdai türlü zorluklar çıkarır. Ancak her defasında Vali genç mühendisin yanında yer alır. Tüm engellemelere karşın, genç mühendis çelik köprünün parçalarının Ankara’da bileştirilip köprünün yapılacağı yere ulaştırılması, montajının orada yapılması yöntemini kabul ettirir ve bunu başarır.

    Artık iş köprüyü Ankara’dan getirerek montajını Başpınar’da yapmaya kalmıştır. Çeşitli kurumlardan ve çevre illerden vinci olan bir tekne aranmaya başlanır. Sonunda tekne bulunur ve ırmağa getirilir. Vali’nin yanındakiler teknenin bu yükü taşıyamayacağını, tüm emeklerin boşa gideceğini söyler. Ancak Vali yine genç mühendisin yanındadır, ona güvenir. Köprünün tekne ile taşınmasını onaylar.

    Sonunda mutlu sona ulaşılır. Köprü olaya tanıklık eden yöre halkının coşkuları, alkışlarıyla hayata geçer. İçlerinde biri vardır ki onun mutluluğu ve bu işi başarmanın haklı gururu ve sevinci içine sığmamaktadır. O da ilin valisidir ve bunu fazlasıyla hak etmiştir.

    Köprü romanı her ne kadar doğudaki zorlu yaşam koşullarını, terörü, gerilim ve sıkıntıları konu alsa da Vali üzerine odaklanan biyografik özellikte bir romandır. Hırslı, istençli, dirençli, sıra dışı bir vali olan Recep Yazıcıoğlu’nun yaşam öyküsüyle örtüşür.

    Romandaki diğer karakterler: Romanın girişine damgasını vuran yoksul köylü Bayram, doğumu sırasında yaşamını yitiren Güllü, Alevi bir ailenin kızı olan Elmas, Bayram’ın yeni doğan çocuğu Öksüz, Sünni bir ailenin oğlu olan Mevlüt, Elmas’ın kardeşi Erdal. İnatçı, görüşlerini asla değiştirmeyen, kentte yaşayan, işini bilen, yaşlı müteahhit Hüdai.

    Romanın akışı içinde köprünün yapımını tasarlayan, üretime hazırlayan mühendisler adsız kahramanlardır. Mühendis olgusu yaşanan olaylar içinde zaman zaman araya girer, umutların ışığını yakar, tam işler yoluna girecekken, bir terslik çıkar, sorun yaşanır, köprü bir başka zamana kalır yine.

    Ancak köprünün hayata geçmesi kesinleştiğinde mühendis ete kemiğe bürünür, varlığını duyumsatır, romana işlevsel biçimde girer. Vali’nin inançlı, dirençli, kararlı savaşımında önemli bir görev üstlenir, bu başarıya ortak olur.

    Ayşe Kulin, köprünün kazasız biçimde yapılmasını, yerine konmasını, uzun yıllar süren sıkıntının ortadan kalkmasını sağlayan, emek veren mühendisi adlandırmasa da, onun etkinliğini, romana katkısını geriye itmiyor, zayıflatmıyor.

    Köprü, Vali için artık “çelikten yapılmış bir nesne değil umudu, sevgiyi, iyimserliği içeren bir varlıktır.” Mühendis de “Fırat’ın üzerinde bir köprü yapmanın, bir ilki denemenin, modern teknolojiyi zorlamanın onurunu taşıyacaktır yaşam boyu.”

    Telaşın, heyecanın, korkunun, dehşetin, vahşetin, olumsuz koşulların, engellerin sonunda, Vali ve ona inanların, son mühendisin direnci, savaşımıyla yapılan köprü, ayakların dikildiği çıplak kayalıkları, yamaçların ardında beliriveren daracık vadileri, kıvrıla büküle akan Fırat’ı, yöre insanının sevincini de unutturmayacaktır hiçbir zaman.

    Kaynak:
    Ayşe Kulin, Köprü, Everest Yayınları, 62. basım, İstanbul, 2014.

    romankahramanlari replied 1 year, 10 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
Bir Köprü Öyküsü* Makale Yazarı: Oğuz Tümbaş *Bu …
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now