Benim Roman Kahramanlarım: Dante ve Vergilus
-
Benim Roman Kahramanlarım: Dante ve Vergilus
Benim Roman Kahramanlarım: Dante ve Vergilus*
Makale Yazarı: Gülseli İnal
*Bu makale, ROMAN KAHRAMANLARI Temmuz/Eylül 2012 11. sayıda yayımlanmıştır.
Roman türüyle; canlandırma, tipleme, anlatı gibi özellikleri taşıdığı ve destan dışı davrandığı için ilişkim pek sevecen olmadı. Bütün romanları yutar gibi okuduğum halde bu metinlerde çok da parlak kahramanlar bulamadım (Dostoyevsky hariç). Bu nedenle dünya edebiyatının başyapıtlarını/başkahramanlarını roman türü içinde değil ama başka anlatılarda buldum ve yorumladım. İçinde varoluş ögeleri barındırmayan yazın tarzına uzak durdum, kendi romanımı kendim belirledim. Söz gelimi Mary Shelley’in Frankenstein’ı benim roman kahramanım oldu, Uğultulu Tepeler’de Heatcliff baş roman kahramanımdı, Alice Harikalar Ülkesinde’nin ünlü figürü Alice yine benim roman kahramanımdı. Görüldüğü gibi bu yazımda standartların dışında seyreden bir algı dünyasının girişimlerinden söz edeceğim size. Roman kalıplarına uymayan ama benim için roman türünü temsil eden İlahi Komedi gibi bir başyapıtta iki büyük şairin yolculuğuna tanıklık yapmak kanımca yazılmış tüm romanların toplamı gibidir. Böylece yüce iki şair roman kahramanını sizinle paylaşmak ve 13 yy’de yazılmış Mithraic bir teks olan İlahi Komedi’de yol almak umarım şaşırtıcı olmayacaktır.
Evreni Paylaşan İki Büyük Şair: #Dante ve #Vergilus
Varoluşun uğultusu içinde yolculuk yapan iki şair; Dante ve Vergilus; Pars, aslan ve kurtla başlayan gizemli bir yolculuk. Konuştuğu zaman ağzında ırmaklar çağlayan, yanan Troya üzerine şiirler yazan, Aeneis destanının şairi Vergilus’un evrenin varoluş katmanlarında Dante ile birlikte yaşadıkları macera İlahi Komedi’nin temelini oluşturur. Üç volümlük İlahi Komedi’de üç kere bilgin şair Vergilus; Dante’yi sonsuz karanlıklar, sıcaklıklar ve buzlar ülkesini gezdirerek evrenin tüm sırlarını ona sırası geldikçe açıklar. Her iki şair de varoluşun dairelerini gezerken bütün sırları elinde tutan Vergilus, Dante’ye bilgiler aktararak ona yön vermektedir. İlahi Komedi’de en yüksek makam Vergilus’a aitttir. Yolculuk ilk daire Limbus’tan başlayarak cennetin tuhaf bahçelerinde son bulacaktır. İki şair de evrenin ve dünyanın ruhsal paylaşımını gerçekleştirirken Dante öğrendikleri kaşısında ürpermekte ve insan doğasının doğal yasalar karşısında nasıl davranıp/davranmadığını ve sonuçlarına tanıklık yapmaktadır. Vergilus bilgelerin bilgesi olarak –üç kere bilgin hermetus– bu alegorik anlatıda baştan sona evrenin katmanlarını tanıtır yoldaşına. Madde dünyasını saran gizemli örtüyü birlikte kaldırırken Dante, Vergilus sayesinde yaradılışın aldatıcı görünümünü keşfeder. İlk daire Limbus’tan içeri geçtiklerinde, zihinlerdeki görünüm siyah beyaz taşlar gibidir. Beyaz taşlar hayatın bilinen gerçeklerini, siyah taşlar henüz insanoğlunun sırlarına erişemediği, keşfedilmemiş gerçekleri temsil ederler. Dante bu yolculukta yaşamın sırlarını yavaş yavaş keşfetmeye başlamıştır artık. Yeryüzünde ona açılmayan gerçek sırlara Vergilus sayesinde ulaşmaktadır. Cehennem; aşağı dünyaların misalleriyle doludur. Bunlar: Hileciler, kalpazanlar, fahişeler, cimriler, oburlar öfkeye yenik düşenler, yalancılar, açgözlüler, yetinmeyenler, kıskançlar gibi insan doğasının hayvan tarafını kullanan aşağı seviyedeki bir zamanlar dünyada yaşamış insanlardır. Dante Alighieri, tek tek Vergilus liderliğinde gerçekleri keşfettikçe yeryüzündeki siyah-beyaz karşıtlığının sırrını da çözmeye başlar. Aslında iki şair çıktıkları bu yolculukta dünya rezonansının tam tersi bir istikamette yol alırlar. Bütün bir yolculuk süresince Master phidias Vergilus, Dante’ye Vertum Kutbu’nun üç giriş kapısını gösterecektir. Vehimli kapılardan ilki; Tanha yani arzu kapısıdır. İkinci kapı; Rati kapısı, şehveti temsil eder. Üçüncü kapı, Raga; tutku, hırs, garez, kendini aşırı beğenme girişidir. Bu üç kapı insan doğasındaki tehlikeleri simgeler. Bu simgelerin temsilleri ise cehennemde cezalarını çeken insanlardır. Yolculuk ilerledikçe yaşamın sırlarını büyük şair şaşkınlık içinde keşfetmektedir. Yanı sıra Vergilus’un amacı Dante’ye bilgeliğin üç erdemini tanıtmaktır. Bu üç eylem; Her şeyin farkında olmak, her şeye dayanmak, her şeyden uzaklaşmak’tır. Bu üç ana ilkeyi yaşamlarında uygulayanlar, arınmış insanlar olarak ne cehennem ne cennet ne de arafta zaman geçireceklerdir.Doğal yasalara göre her insan bir ‘örtü’ olarak yaşam dersine giriş yapar.
Bir insan bir yaşam dersini –ki bu yaşam süresince, doğumdan ölüme tüm veçhelerini kuşatır– çözdüğünde, bu çözüm bundan sonraki yaşama taşınarak artık ders bir daha ögrenilmez. Kısaca dünyaya gelen bir ruh-beden-akıl varlığı eğer yaşam derslerini öğrenip sınıf atlayabilirse bir sonraki yaşamda öğreneceği çok az şeyi kalmıştır. Ve artık öğreneceği hiç bir şey kalmamışsa ruhu kemale ermiş olarak yendiden doğmaz. Yaşamın büyük sınavı insanın ruhsal olgunluğa yaşam sınavıyla hazırlanıp tamamlamasıdır. Dokuzuncu dereceye ulaşmış olgun ve kâmil ruhlar artık dünyaya gelmeyip, başka uygarlıklarda çok daha yüksek bir yaşam elemanına dönüşürler. Dönüştükleri yerde ise hiçbir şey yoktur ve her şey vardır, orası teklik alanıdır. O katta artık varlığın polaritesi yaşanmaz, bireysellik yoktur, artık varlık o varlık değildir. O artık birdir ve hepsidir. Madde dünyasında bunun karşılığı ise şimdi ve burada olmakta olan Ben’dir. İşte Vergilus yolculuk boyunca bu ilkeleri Dante’ye aktarmaya çalışır. Bu yol gösteriş sırasında da asırlardır yaşamda yaşanan yanlışlıkların cezalarını çeken cahil insanların manzaralarını ona açar. Dante için yeni karşılaştığı bir Logos’un şifrelerini çözmek yaşamı anlayabilmektir aynı zamanda. Bu karanlıkları, ateşleri anlayabilirse yaşamın sırlarını da kolaylıkla çözebilecektir. Ve hiç kuşku yok ki bu yolculuğun diğer hedeflerinden biri de dokuzuncu bilinç seviyesinde yaşayan güzeller güzeli Beatrice’e ulaşabilmektir. Çünkü o üç erdemin toplamıdır ve kendisidir. Kor gözlü Kharon İblisi ile başlayan yolculuk meleksi Beatrice ile son bulacaktır. O soylu kadın, cennetin meleklerinden bile üstün özelliklere sahiptir.
İki şair cehennemde aşağıya doğru gittikçe daralan dairelerden geçtikten sonra, arafın durgun atmosferinde bir hesaplaşma yapacaklardır. Ardından girdikleri cennet dairelerinde ise yukarıya doğru bir yolculuk başlayacaktır. Dante, İlahi Komedi’de dört temel maddeyi; Su, toptak, ateş ve hava’yı dönüştürücü ana unsurlar olarak kullanmıştır.
Dante için beşinci madde ise yıldızlardır.
İlahi Komedi’nin alegorik yapısı günümüzde bile zor anlaşılacak şifrelerle doludur. Dante bir şair olarak yaşamın sırlarını bilmesine rağmen en büyük payeyi Vergilus’a vererek ilk çağın deha şairini yüceltmekte ve en büyük makamı şairlere atfetmektedir. Şairler Antikyhere Bilgi Sarayı’nın talebeleridir ve dualitenin şifre çözücüleridir. Öte yandan metnin bütününden çıkan sonuç; insan varlığı yaşam ırmağını başarıyla geçerse sonradan gelenlere yol açabilir ve ‘Islah olma’yı başarabilirse hayat kusursuzlaşabilir. İlahi Komedi’nin bana göre tek bir mesajı vardır. İnsan olarak doğarız ama insan olmak için büyük bir çaba harcamamız gerekmektedir, çünkü yaşam baştan sona bir sınavdır.
Sorry, there were no replies found.
