Zeli: KÜRTÇE KONUŞAN ARJANTİNLİ KIZ

  • Zeli: KÜRTÇE KONUŞAN ARJANTİNLİ KIZ

    Posted by romankahramanlari on 11 Temmuz 2024 at 14:28

    KÜRTÇE KONUŞAN ARJANTİNLİ KIZ*

    Makale Yazarı: Ali Gül

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI (Ocak/Mart 2014) 17. sayıda yayımlanmıştır.

    Türkiye’den Suriye’ye göç etmiş olan, artık yaşı kemale ermiş İstiklal Savaşı gazilerinden Hikmet Ali Bey, Marsilya’dan hareket eden geminin güvertesinde Zeli adında Kürtçe konuşan gencecik bir Arjantinli kız görür. Hikmet Ali sürgündür, #Zeli sürgündür, #sürgünlük bu ikisinin bir gemide tanışmasına vesile olan yolun ilk merhalesidir. Marsilya’dan kalkıp İskenderiye’ye giden bir gemide, Suriye’de yaşayan bir Türkün Kürtçe konuşan bir Arjantinliyle karşılaşması da az şaşılacak iş değildir. Dünya bugün olduğu kadar 1930’larda da, belki bugünkünden bile fazla, garip bir yerdir nihayetinde. Yezidin Kızı Zeli ile Hikmet Ali’nin olduğu kadar; kesişen yolların, Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim halklarının ve inançlarının da romanıdır.

    Hikmet Ali ile Zeli gemi yolculuğunun ardından önce #Palmir’de (Suriye) bir araya gelirler, sonra da Irak’a, Sincar Dağlarına beraberce yolculuk ederler. Bu yolculuk Zeli’yi #Zeliha’ya, yaşlı Hikmet Ali Bey’i de genç bir âşığa dönüştürecektir. Zeliha’nın aslında #Yezidi ve hatta Yezid’in kızı olduğunu, halkının uğradığı onca kıyımdan, yaşadığı onca acıdan sonra onlara bir yurt bulabilmek amacıyla ta Arjantin pampalarından kalkıp okyanusu ve çölü aştığını öğrenir Hikmet Ali. Zeliha gerek Yezidiler gerekse Ortadoğunun tüm diğer halklarıyla ilgili derin bilgisiyle adeta bu yaşlı adamı büyüler ve kendisine âşık eder. Zeliha da Hikmet Ali’den etkilenir; ama ikisi de imkânsızlığın kıyısında dolaştıklarının pekâlâ farkındadır.

    Yezid’in kızı Zeliha nasıl olmuş da Arjantin’den çıkıp gelmiştir peki? İşte Zeliha’nın, daha doğrusu babasının, sürgün olma hikâyesini öğreniriz önce. Yezidilerin yaşadığı katliamların, acıların da bir dökümüdür Zeliha’nın sürgünlük hikâyesi. Hikmet Ali’nin neden Suriye’de yaşadığına gelince, o da esasında bir sürgün hikâyesi olmakla beraber çok açık edilmez. Hikmet Ali arada bazı farklılıklar olmakla beraber yazar Refik Halid’den izler taşır.

    Zeliha, Hikmet Ali’den halkı için bir yurt bulabilmesi konusunda kendisine yardımcı olmasını bekler. Aslında Hikmet Ali’nin bu konuda yapacağı pek bir şey yoktur, birkaç başarısız girişimi olursa da bunlar kayda değer değildir; ama Zeliha’ya, onun yanından ayrılmamak için, olumsuz bir cevap vermek istemez. Böylece bir süre beraber olurlar. Zeliha Yezidiliği ve bölgenin kadim inanışlarını anlatır, bunların aslında nasıl iç içe geçmiş olduğunu gösterir okura. Hikmet Ali ise hem bölgenin siyasi durumunu, coğrafyanın her anlamda sert yapısını anlatırken hem de Zeliha’ya olan aşkını katar araya. İkisi birden, yaşadığımız coğrafyanın insanına, inançlarına ve tarihine ilişkin görüşlerini aktarır hem birbirlerine hem de biz okurlara.

    Sincar Dağlarında, Yezidiler için kutsal olan topraklarda bir süre kalıp birlikte bir yol ararlar. Zeliha halkına bir yurt bulmanın, Hikmet Ali ise Zeliha’ya ulaşmanın yolunu arar aslında. Ve fakat ikisi de ulaşmak istediği amacın imkânsızlığını görüp Sincar’ı terk edecektir. Hikmet Ali izinsiz şekilde Irak topraklarında olduğu için gerisin geri Suriye’ye, Zeliha ise halkının bir kısmına vatan olan topraklara doğru Hindistan’a hareket eder. Sürgünlükle kesişen yollar sürgünlükle ayrılacaktır.

    Refik Halid’in Yezidin Kızı romanı gerek ilgi çekici konusu ve kahramanlarıyla, gerekse diliyle yazıldığı dönemin en dikkat çekici eserlerinden biridir. Özellikle 1930’larda Ortadoğu coğrafyasının siyasi ve etnik yapısının bir edebiyatçı gözüyle nasıl görüldüğünü anlamak bakımından son derece önemli bir romanla karşı karşıyayız. Ayrıca bugün artık yok olma noktasına gelmiş çok eski bir inanç olan Yezidiliği ve Yezidileri de neredeyse tüm önemli tarihi olaylarıyla önümüze getiren bu roman, neredeyse bir tarihi belge niteliğindedir.

    İstanbul Türkçesini en iyi kullanan yazarlardan sayılan Refik Halid Karay, Yezidin Kızı’nda da bu özelliğini bir kez daha göstermiş olup, dönemine göre çok daha duru bir Türkçeyle, bugünün okurları tarafından da rahatça anlaşılabilecek bir roman meydan getirmiştir. Romanda birçok Arapça ve Farsça sözcüğün yanı sıra yer yer Fransızca sözcüklerin de kullanıldığını gören okurlar, belki de yukarıdaki tespiti yanlış ya da yersiz bulacaktır; ama o dönemin diğer metinleriyle yapılacak bir karşılaştırmada Refik Halid’in dilinin diğerlerine göre çok daha yalın ve anlaşılır olduğu görülecektir.

    #Kürtçekonuşan #Arjantinlikız #Suriyeyegöçetmiş #HikmetAliBey #1930lar #Anadolu #Mezopotamya #gemiyolculuğu #Yezidiler #SincarDağları

     

    Yezidin Kızı Refik Halit Karay, Yezidin Kızı Kimin Eseri? Yezidin Kızı Konusu, Yezidin Kızı Kaç Sayfa? Yezidin Kızının Adı, Refik Halid Karay, Refik Halid Karay Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay Gurbet Hikayeleri, Refik Halid Karay Kitapları PDF

    romankahramanlari replied 1 year, 11 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
KÜRTÇE KONUŞAN ARJANTİNLİ KIZ* Makale Yazarı: Ali…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now