Unutulması Mümkün Olmayan Bir Yazar: Suat Derviş
-
Unutulması Mümkün Olmayan Bir Yazar: Suat Derviş
Unutulması Mümkün Olmayan Bir Yazar: Suat Derviş*
Makale Yazarı: Bahanur Garan
*Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Nisan/Haziran 2014 18. sayıda yayımlanmıştır.
İlk basın sendikasının başkanı, Serbest Cumhuriyet Fırkası’na bağlı Kadın Varlığı adlı derneğin kurucusu, Fransızcaya çevrilen ilk Türk romanı “Ankara Mahpusu”nun yazarı, Lozan Konferansı ve Montrö Boğazlar Konferasının katılımcısı olan Suat Derviş üzerine son yıllarda birçok yazı kaleme alındı, alınmakta. Ancak neredeyse bütün çalışmaların ortak noktası, Derviş’in unutulmuşluğuna, göz ardı edilişine yapılan vurguda birleşmekte. Gerçekten de yüzlerce gazete yazısı, onlarca roman kaleme almış bir yazar olan Suat Derviş’in edebiyat araştırmacıları tarafından daha çok önemsenmesi gerekiyor. Özellikle gazete yazıları dönemin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel panoramasını sunduğu için büyük bir değer taşıyor.
Edebiyat dünyasının ve yazarların kaderidir bir bakıma, doğum tarihlerinin tam olarak bilinmemesi. Suat Derviş için de durum aynıdır, diyebiliriz. Her ne kadar doğum tarihi çoğunlukla 1905 olarak kabul görse de kimi kaynaklarda 1903, kimilerinde ise 1900 yazıldığını görmek mümkündür (Tatarlı 1983: 609).
İstanbul’da, zengin bir ailede dünyaya gözlerini açan Derviş, rahat ve mutlu bir çocukluk dönemi geçirir. Yine bu süre zarfında edebiyata olan ilgisi dolayısıyla şiir ve roman gibi türlerde kalem oynatır. Suat Derviş, 1927-1933 yılları arasında Almanya’da yaşar. Orada bir yandan eğitimine devam ederken diğer yandan gazetelerde çalışır, onlar için çeviriler yapar, hikâyeler yazar. Babasının ölümünden sonra Türkiye’ye zorunlu bir dönüş gerçekleştirir. Artık hayat onun için daha zordur, para kazanması gereklidir. Gazeteciliğe devam etme kararı alarak Son Posta, Cumhuriyet, Tan, Son Telgraf, Haber gibi gazetelerde çalışır. 1934’ten vefatına kadar kimi zaman takma adlarla kimi zaman yazılarını başkalarına vererek de olsa basın dünyasından kopmaz ve birçok gazetede farklı türlerde yazılar yayımlar.
1934 ile 1940’lı yıllar arasında özellikle Cumhuriyet, Son Posta, Tan ve Haber’de çıkan röportajları, söyleşileri, köşe yazıları oldukça dikkat çekicidir. Onun hayatında bu dönemin ayrı bir yeri vardır. Nitekim 1930’lu yılların ortaları itibariyle Suat Derviş’i toplumun ezilmiş, dışlanmış, yardıma muhtaç insanlarını özellikle kadınları, genç kızları, çocukları dinleyen, onların sorunlarına ortak olan, sıkıntılarını topluma ve devlete duyurmak isteyen bir gazeteci olarak görürüz. Bu süreçte yapılan röportajlar, basın tarihimiz açısından oldukça önemlidir. Zira bu yıllar içerisinde korkmadan, çekinmeden Galata’nın, Tophane’nin tehlikeli sokaklarını, Beyoğlu ve çevresinin karanlık eğlence mekânlarını bir kadın gazeteci olarak gezen kaç kişi çıkar, düşünmek gerekir.
1937’de Sovyetler Birliği’ne giden ve ardından 1940’ta Reşat Baraner’le evlenen Suat Derviş’in görüşlerinde büyük bir değişim yaşanır. Aristokrat bir ailede doğup büyümesine rağmen sol görüşü benimser. Dönemin siyasi anlayışıyla ters düşen Reşat Baraner hapse girince Derviş’in hayatı daha da zorlaşır. 1953 ile 1963 yılları arasında ablasıyla birlikte İsveç’te yaşar. Edebiyat dünyasından hiçbir zaman kopamayan Suat Derviş, İsveç’te yarım bıraktığı edebî çalışmalarına 1963’te Türkiye’ye geldikten sonra devam eder ve 1972’de ölümüne kadar edebiyat dünyasında eserleriyle yer alır. Küçücük bir kızken başlayan edebiyat tutkusu ölene kadar devam etmiştir. Suat Derviş üzerine bir doktora tezi de hazırlayan Şenol Aktürk “Toplumcu Gerçekçi Yönüyle Suat Derviş’in Romanlarına Bakış” adlı makalesinde, “Behçet Necatigil’in Dünya Kadın Yılında Suat Derviş Üzerine Notlar” başlıklı yazısında yayımladığı otobiyografik mektuba dayanarak yazarın eserlerinin yayımlanış tarihlerini şu şekilde sıralamıştır:
1. Kara Kitap, Karabet Matbaası, İstanbul 1920; Kara Kitap, Oğlak Yayınları, İstanbul, 1996.
2. Hiçbiri, Yeni Şark, İstanbul, 1921; Hiçbiri, Kitaphane-yi Suudi, İstanbul, 1923; Hiçbiri, Doğan Yay., İstanbul, 2004.
3. Ne Bir Ses… Ne Bir Nefes…, Orhaniye Matbaası, İstanbul, 1923; Ne Bir Ses Ne Bir Nefes, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1946.
4. Buhran Gecesi. İstanbul: Suhulet Kütüphanesi, 1924.
5. Beni mi?, İstanbul: Suhulet Kütüphanesi, 1926.
6. Gönül Gibi, İstanbul: Suhulet Kütüphanesi, 1928.
7. Emine, İstanbul: Resimli Ay, 1931.
8. “Sultanın Karıları” Tempo (Almanya), 1931-32; “Bir Haremağasının Hatıraları” Son Posta, 193334; “Sultanın Karıları”, Hürses, 1952.
9. “Dirilen Mumya” , Son Posta 1934 (“Suat Suzan” müstear adıyla).
10.“Bu Başı Ne Yapalım”, Son Posta 1934 (“Suat Suzan” müstear adıyla).
11.“Onu Bekliyorum”, Cumhuriyet, 1935.
12.“Onları Ben Öldürdüm”, Son Posta, 1933. “BabaOğul”, Son Posta, 1936-37.
13.“Baba-Oğul”, Son Posta, 1936-37.
14.“Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır”, Tan, 1937.
15.“İstanbul’un Bir Gecesi”, Haber, 1939.
16.“Hiç”, İstanbul: İnkılap Kitabevi, 1939.
17.“Sınır”, 1943 – 1944, Son Telgraf.
18.“Biz Üç Kızkardeştik”, Son Telgraf, 1944-45.
19.“Ankara Mahpusu” [Zeynep İçin] Haber, 194445; Le Prisioner d’Ankara, Paris,1957; Ankara Mahpusu, May Yayınları, İstanbul,1968; Ankara Mahpusu, Doğan Kitapçılık, İstanbul, 2000.
20.“Fosforlu Cevriye”, Gece Postası, 1945; “Fosforlu Cevriye”, May Yayınları, İstanbul,1968; “Fosforlu Cevriye” Doğan Kitapçılık, İstanbul, 2001.
21.“Çılgın Gibi” [Yalının Gölgeleri] Yeni Sabah, 1945; Les Ombres Du Yalı, Paris: Les Editeurs Français Reunis, 1957; “Çılgın Gibi”, Hasat Yayınları, İstanbul, 1998; “Çılgın Gibi”, Doğan Kitapçılık, İstanbul, 2001.
22.“Kendine Tapan Kadın”, Son Telgraf, 1944-45.
23.“İki Kadın ve İki Aşk”, Son Telgraf 1946.
24.“Yaprak Kımıldamasın”, Hürses, 1945-1946.
25.“Yeniden Yaşayabilseydik” (Suat Derviş, bu eserinin 1950-1951 yılları arasında tefrika edildiğini söylemiştir. Ancak gazete ismi belirtmemiştir).
26.“Aksaray’dan Bir Perihan” Gece Postası, 17 Aralık 1962 – 22 Şubat 1963; “Aksaray’dan Bir Perihan”, Oğlak Yayınları, İstanbul, 1997.
27.“Şoför Mustafa”, 1963 – 1964, Gece Postası (Aktürk 2012: 17-19)2013 yılında Fosforlu Cevriye, Hiç, Ankara Mahpusu ve 2014’te de Kara Kitap (Fatma’nın Günahı, Ne Bir Ses… Ne Bir Nefes… ve Buhran Gecesi ile birlikte) İthaki Yayınları tarafından yayımlanmış ve Suat Derviş’in eserleri yeniden okuyucusuyla buluşmuştur.
Kaynakça:
Behmoaras, Liz (2008), Suat Derviş, Efsane Bir Kadın ve Dönemi, İstanbul: Remzi Kitabevi.
Necatigil, Behçet (1976), “Dünya Kadın Yılında Suat Derviş Üzerine Notlar”, Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı, s. 593-609.
Tatarlı, İbrahim (1983), “Ölümünün 10. Yıldönümünde Suat Derviş Üzerine Bir İnceleme Suat Derviş‘in Kimliği ve Yapıtları Üstüne”, Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı, s. 607-612.
Aktürk, Şenol (2012), “Toplumcu Gerçekçi Yönüyle Suat Derviş’in Romanlarına Bakış”, JASS (International Journal of Social Science Studies), C. 5, S. 3, s. 1-33.#suatderviş
#unutulmasımümkünolmayanbiryazar
#bahanurgaran
#biyografi
#romankahramanları
#edebiyat
#gazeteci
#yazar
#kadın

Sorry, there were no replies found.