TANRILARIN İKBALPERESTİ: MÜHENDİS MENNİ

  • TANRILARIN İKBALPERESTİ: MÜHENDİS MENNİ

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 11:10

    TANRILARIN İKBALPERESTİ: MÜHENDİS MENNI*

    Makale Yazarı: Semrin Şahin

    *Bu makale, ROMAN KAHRAMANLARI Ocak/Nisan 2017 29. sayıda yayımlanmıştır.

    “Bütünsel insanı daha çocukken yaratmak gerekir.”
    Mühendis Menni

    James Wood, Kurmaca Nasıl İşler? adlı kitabında “Kurmaca karakter yaratmaktan daha zor bir şey yoktur.” der. Aleksandr Bogdanov bu zorluğun üstesinden gelerek unutulmaz bir karakter yaratmıştır, Kızıl Yıldız romanında. Bu karakter bilimsel çalışmaların zirvesinde olan Mühendis Menni’den başkası değildir. #Menni 26 yaşındadır ve bu yaşta bir dâhinin öngörüşüne sahiptir.

    #MühendisMenni ileri görüşlü bir bilim adamıdır aslında. Kıvrak zekâsı, sınırsız cesareti ve bitip tükenmez bir azmi vardır. Büyük işler yapma arzusu onun imkânsız gibi görünen birçok işi başarmasını sağlamış, gözü parada ve iktidarda olmadığı için yapılacak projelere de hep öncülük etmiştir. Romanda bu endişe birçok defa dile getirilir. #Mars’taki en güçlü banka karteli olan #DemiryoluKredi’nin müdürü Feli Rao’da bunu dile getiren kişilerden biridir ve toplantıda: “Hükümet şu anda Menni’ye her şeyi rahatça teslim edecek kuşkusuz. Fakat hükümetin bu yetenekli ikbalperesti ön plana çıkartması ve onca parayı onun ellerine teslim etmesi dikkatli bir davranış mı?” diye sorar. (s. 27)

    Bu konuşmanın ardından Sosyal İşler Bakanı toplantıda bulunan herkesi şaşırtacak bir açıklama yapar:
    “Menni’yi tanırım. Menni tam da aşırı bir #ikbalperest olduğu için bizim açımızdan bir rakip değil. Onun, şimdilik gizlediği çok daha büyük planları olduğundan emin olabilirsiniz. Bakan olmak, cumhurbaşkanı olmak, onun için ilginç şeyler değil. Daha fazlasını söyleyeyim,” diye ekledi bakan yüzünde bir gülümsemeyle, “dünyanın mali egemeni olmak bile istemez. Onun #Lybia’yla ilgili kitabı, ‘Dünyanın bütün çöllerinin bir geleceği vardır,’ sözleriyle bitiyor. Onda tanrıların ikbalperestliği var.” (Kızıl Yıldız-2, s.27-28)

    Evet, onda bitip tükenmez bir azim ve gelecek inşa etme gücü vardır. Roman boyunca onun istikrarlı gelişimini izlerken çevresinde dönen dolaplara ve derin bir çıkmaza girmesine de şahit oluruz.

    Romana dönersek eğer, Kızıl Yıldız 1’de #Leonid’in ağzından öğreniriz bütün olayları. Menni’nin yaptığı başarılar ön plandadır ve Mars’ı keşfetmeye çıkmış bir insanın derin gözlemleri vardır romanda. Kızıl Yıldız’da #ayrılık epigrafıyla verilen ilk giriş cümlesi“Ülkemizde şu anda da hâlâ devam eden ve kaçınılmaz, korkunç sonuna günbegün yaklaşan o büyük çatışmanın yeni başladığı sıralardı.” diye başlar. Mühendis Menni her şeyin kontrolünü elinde bulundurur ve bir bilim adamının çelik soğukluğuna ve yalnızlığına sahiptir. Onun ulaşılmaz bu tavırları okuyucuda hep bir merak uyandırır. Gerçek ve sanrı birbirine karışır. Okur hep kenarda hazır bekler romanı. Bilim kurgu romanlarında alıştığımız yaklaşımlar yoktur bu romanda. Daha çok didaktik roman özelliğini taşır. Bogdanov dünyada yaratmak istediği evreni Mars’ta yaratmış, okura bu evrenin havasını solumayı vaat etmiştir. Marslıların bütün hastalıkları yenmeleri, bilimde, teknolojide ilerlemeleri ve #sosyalist bir iktidara sahip olmaları gibi olaylarla dünya için ulaşılması istenen bir #ütopik geleceği anlatır, Bogdanov. Kısaca romanda bir Rus devrimcisinin gözünden Mars’ta inşa edilen sosyalizm anlatılır. Bu düzen içerisinde mühendislerin ve bilim adamlarının oynadıkları rolün önemi özellikle vurgulanır. Çünkü Dünya’da da böyle bir düzen ancak bilim adamları ve mühendislerle gerçekleştirilebilir. Romanda da Dünya ve Mars zamanı iç içe geçer. İç ve dış zaman olarak kendini hissettiren zamansal kırılmalar dikkat çekicidir. Lenoid’in halüsinasyonları bu kırılmaların odak noktasıdır.

    Kızıl Yıldız 2’ de ise olaylardan ziyade anlatım ön plandadır. Konuşmalar, yapılan çetrefilli oyunlar biyografi niteliğinde okuyucuya sunulur. Menni ulaşılmaz bir mühendis değildir bu romanda. Duygusal gelgitleri olan, cinayet işleyip hapse düşen bir marslıdır. #Sosyalizmmücadelesi karşısında gözünü kırpmadan Mühendis #Marro’yu öldürür. Öldürmeden önce bu kararı çoktan verdiği ortadır: “İnsanlığın yaşamında hiçbir çıkış yolunun olmadığı durumlar ortaya çıkabileceğini hiç düşünmezdim.(…) Toplum tuhaf bir canlıdır; zaman zaman gücünü düşüncesizce harcaması gerekir.” (s. 56)

    Çölden oluşan Lybia’da bir iç deniz oluşturmak için araştırma yapıp, bütün yeraltı kaynaklarını rapor halinde sunan, Büyük #kanalprojesi için bütün hazırlıklarını yapan Mühendis Menni bir #balıkçıkasabasında sesine âşık olduğu Nella’yla bir gece birlikte olur. Bu birliktelik birkaç buluşmanın ötesine geçmez ve Mühendis Menni, #Nella’yı yüzüstü bırakıp gider. İşte bu noktada Menni’nin işini her şeyin üstünde tuttuğunu, duygusallıktan uzak, sert bir mizacının olduğunu gözler önüne serer. Cinayetten tutuklandığında dışarıda bekleyen ve “Kahramana iyi bak oğlum!” diyen bir tek Nella vardır. Hapisten çıkmasına vesile olan #MühendisNetti, sürpriz bir şekilde Menni’nin oğlundan başkası değildir.

    Sosyalist düzenin oluşturulma sürecinde iktidarın, en önemlisi faşist yapılanmanın #otoriter gücü roman boyunca hissedilir ve buna duyulan isyan içten içe okuyucuya sunulur. Kızıl Yıldız’da bilimsel gelişmelerin ve insan ırkını geliştirecek nice çalışmanın #Marksist sosyalist ütopik bir dünya hayalini simgeler. İşçiler bilime ve iktidara egemen olmalıdır. Bogdanov bu noktada en iyi toplumu kurgularken tespit ettiği sorunlara kendince çözüm yolları bulmuştur. Mühendis Menni işçilerden her zaman uzak durur, onların mücadelesini uzaktan izler ve romanın bir yerinde ona “#Diktatör Menni” diyen mühendislerden söz edilir:

    “İşçiler için çalışma koşulları kanıtlanabilecek şekildeydi, ama verilen cezalar yüzünden, yönetimin gücünün kötüye kullanılması yüzünden, hesaplama hataları yüzünden, işten çıkartmalar ve benzeri şeyler yüzünden mühendislerle aralarında anlaşmazlıklar yine de oluyordu. Çalışmaların başındaki yönetici, anlaşmazlığı çözümleyemese bile iş greve kadar varmıyordu, işçiler Menni’nin gelişini beklemeyi kabul ediyorlardı, deneyimlerine dayanarak Menni’nin tartışma konularına karşı tarafsız, yapıcı bir yaklaşım göstereceğine güveniyorlar, onun tüm soğukluğuna karşın yöneticilerinin itibarını korumak adına kendi anladığı anlamda adaletten azıcık olsun ödün vermeyeceğini biliyorlardı. Mühendisler bundan her zaman memnun olmuyorlardı, ama Menni’yi kendi aralarında “Diktatör “ olarak adlandıranlar bile, onun, düşüncelerini dikkatle dinlediğini, ciddi ve pratik tüm kanıtları göz önüne aldığını kabul ediyorlardı.” (Kızıl Yıldız 2, s.47)

    Mühendis Menni aslında saygı duyulan bir adamdır. Onun zekâsı, öngörüsü sosyalizmin inşasında önemli rol oynar. Toplumların böyle önemli şahsiyetlere ihtiyacı vardır savını doğrulayan bir karakterdir Menni.

    Marro’yu öldürmesinden sonra mahkeme süreci boyunca okuyucu Menni’nin nasıl böyle bir cinayet işleyebildiğini sorgular. #Davauğruna her şey mubahtır düşüncesine zemin hazırlayan bu cinayet sonrasında Menni’nin mahkeme heyetine bir ses kaydı veya bir görüntü sunmasını bekleyen okuyucu biraz hayal kırıklığına uğrar. İki mantık bölümünde Netti ile Menni’nin bilimsel ve felsefi konuşmaları insan olgusu üzerinde toplanmaktadır. Netti bir mühendis olarak babasının karşısına yepyeni fikirlerle çıkar ve onun gözündeki yerini sağlamlaştırır.

    “Siz başka bir bilince, bir bakıma çok mükemmel bir bilince sahipsiniz. Proletaryadan önce gelen, onun yolunu açan ve gerçekte özel bir yumuşaklık göstermeden onu kendi usulüyle eğitmeye devam eden bir sınıfın bilinci bu. Bu sınıf, insanın insanla mücadelesinden, herkesin herkesle savaşından geçerek ilerledi; başka türlü davranamazdı: Tarihsel görev, insan kişiliğini, etken ve kendine tam anlamıyla güvenli bir varlığı yaratmaktı, insan kişiliğini feodal dönemin insan sürüsünden ayırmaktı.(…) İşçi örgütleri içinde başlamış olan yeni bilincin anlamı budur.” (Kızıl Yıldız 2 s.95)

    Mühendis Menni güçlü bir roman karakteridir. Ütopik #roman dünyası içerisinde görevini yerine getiren Menni romanın sonunda ölür. Bogdanov, Menni’nin ölümünü #vampirkuramı üzerinden kurgular. Oğlundan bu kuramla ilgili öğrenmek istedikleri ona Nella’yı getirir. Menni yıllar önce âşık olduğu kadını tekrar kollarına aldığında huzurludur.

    Yazar Aleksandr Bogdanov #KızılYıldız romanıyla sosyalizmde yaşanan mücadeleleri çok yerinde ve amacına uygun kurgulayarak örnek bir Mühendis yaratmıştır. Karakterin prensipli olması, iktidarın karşısında dimdik durması sosyalizm mücadelesinde bir örneklik teşkil eder. İnsanlık davası Menni için ölüm kalım savaşıdır.

    Roman kahramanları arasında Mühendis Menni karakteri özgürlüğün ve emeğin mücadelesinde hep anımsanacak karakterlerden biri olacaktır. Kızıl Yıldız’ın sonunda yer alan şiir romanın özeti gibidir aslında. Ümit ettiğimiz o gün mutlaka gelecektir.

    Yaşam düşüncesinin ölümsüz bedenindeki yaralar
    Çiçek açacak, şifa dağıtacak.
    Özgür kardeşliği güneşten daha parlak
    Aydınlatacak emeğin hükümdarlığı (Kızıl Yıldız 2, “O Gün Gelecek”, s. 160)

    Kaynak:
    Aleksandr Bogdanov, Kızılyıldız-1, Yordam Kitap, 3. baskı , İstanbul, 2012.
    Aleksandr Bogdanov, Kızılyıldız-2, Mühendis Menni, Yordam Kitap, 1. Basım, İstanbul, 2012.

    #kurmacakarakteryaratmak #kurmacanasılişler #tanrılarınikbalperestliği #gelecekinşaetme #Rusdevrimcisiningözünden

    romankahramanlari replied 1 year, 11 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
TANRILARIN İKBALPERESTİ: MÜHENDİS MENNI* Makale Y…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now