Sulhi Saygılı: Kirli Çağın İnce İnsana Fırlattığı Çamur: Yalnızlık

  • Sulhi Saygılı: Kirli Çağın İnce İnsana Fırlattığı Çamur: Yalnızlık

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 09:53

    Kirli Çağın İnce İnsana Fırlattığı Çamur: Yalnızlık*

    Makale Yazarı: Özlem Tezcan Dertsiz

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Temmuz/Eylül 2018, 35. sayıda yayımlanmıştır. 

    Bin tonu vardır yalnızlığın… Seçtiğiniz yalnızlık vardır ya da itildiğiniz. Kalabalıkta yalnızlık vardır, acıdır, zordur. Gururlu yalnızlıklar vardır; ne getirdiği, ne götürdüğü bilinmez. “Yalnızlık gittiğin yoldan gelir”(1) bazen kaçamazsın. “ Hangi cebini karıştırsan yalnızlık”(2) çıkar kimi zaman da. İnsan var oldukça yalnızlık da var olacaktır kuşkusuz.

    Okumak, yalnızlığımızın panzehiri gibi. Özellikle romanların içine girip o dünyada yaşamaya başladığınızda, kahramanların kalbi biraz da sizin kalbinizde atmaya başlıyor. Yalnızsa o kahraman, sizin de ruhunuz üşüyor.

    #BarışBıçakçı’nın “#VecizSözler” romanının kahramanı #SulhiSaygılı da, temiz yüreğiyle, ince düşünceleriyle kirli çağa ayak uyduramayan bir yalnız olarak çıkıyor karşımıza. Bir ailesi, hatta yakın bir arkadaşı olmasına rağmen, yalnızlığın çılgın girdabından kendini kurtaramıyor.

    Sulhi’yi, “Veciz Sözler” adlı radyo programına bağlanan serbest muhasebeci olarak tanıyoruz önce. Programa Ankara’dan katılan Sulhi, seçilen konularla ilgili veciz bir cümle söylemektedir. Onu dinleyen meçhul kişi kitabın anlatıcısıdır. Sulhi’nin radyoya bağlanıp, bir cümle söylemesini heyecanla bekler.

    Sonra Sulhi’yi tanımaya başlarız. En yakın arkadaşı Hasan’ı, Hasan’ın hüsranla biten aşkının kahramanı Pervin’i, Sulhi’nin çocukluk arkadaşının yeğeni Kumru’yu ve Sulhi’nin karşılıksız aşkı Nesteren’i… Anlatıcı zaman zaman Sulhi hakkında saptamalarda da bulunur: “Sizin anlayacağınız bir kâbustur hayatı bizim Sulhi’nin. Daima sınavda gibidir. Gergindir.” “Hayır diyebilmesi için, kendi kendine yüzlerce kez ‘ hayır, hayır hayır’ demesi gerekir.”

    Sulhi üniversite sıralarında tanıştığı Hasanla sağlam bir bağ kurar. Ama bu sağlam bağın bile bir gün kopacağı endişesi hep yanı başındadır. “Hasan’la yakınlaşmıştı ama bir gün dostluklarının biteceği korkusu yakasını bir türlü bırakmıyordu.” Kabuslar görür. Hasan, askerlik için bir başka kente gittiğinde Sulhi’nin içindeki endişe ve yalnızlık giderek büyür. Kimseye açılamaz, kimsesizliğe çekilir.

    Yalnızlık günlerinin birinde karşısına çıkan Nesteren, önce bir can verir Sulhi’ye. Kahramanımızın dili çözülür, kalbi farklı atmaya başlar. Sulhi’nin, Nesteren’in bir sevgilisinin olduğunu öğrenmesi çok uzun sürmez. Yalnızlık girdabına bir kez daha düşmüştür. Geri çekilmesini beklediğimiz Sulhi, daha büyük bir işkenceye atar kendini. Nesteren ve sevgilisinin birlikte yaşadığı eve gidip gelmeye başlar, onlarla bir arkadaş ortamı yaratır. Her gidişi, Sulhi’yi bir kez daha yaralayıp, içindeki yangını biraz daha körüklese de, uzunca bir süre bu gitmeler sürer. Kendi sözleriyle “Kremalı bir yalnızlık. Kemiksiz bir keder.” Bu işkence, Sulhi’nin Nesteren’e olan tüm duygularını anlattığı mektubu ona vermesiyle son bulur. Aslında bu da yeni bir karabasanın başlangıcıdır.

    Kumru, kitabımızın bir diğer kahramanı. Sulhi, içini tüm çıplaklığıyla yalnızca dokuz, on yaşlarındaki Kumru’ya anlatabilmekedir. Adeta Sulhi’nin çocuk yanıdır Kumru. Ama çocukluğuna saklanıp sığınmak isterken, söylediği veciz söz çaresizliğini bir kez daha ortaya koyar: “ Çocukluk uçurumun dibinde.”

    Sulhi’nin yalnızlığı, psikiyatra kadar götürür onu. Çağın insana şeker gibi armağan ettiği küçük haplarda, o da teselli bulmaya çalışır. İş arama günleri ise zamandan iyice koparır Sulhi’yi. “… böyle yerlerde insan nefesini verirken hiç de sızlanmaz, neden ölüyorum sanki diye. Böyle bir yerde yaşanmaz zaten, diye düşünür.” Günümüzü düşündüğümüzde Sulhi’nin bu duygusunu anlamamak imkânsız. Atanamayan öğretmenler, iş bulamayan üniversite mezunları, onların kaygıları, umutsuzlukları, intiharları…

    Kitabın son bölümünde anlatıcımız, “Veciz Sözler” programının düzenlediği tanışma kokteyline gitmeye karar verir. Son sayfaya dek Sulhi Saygılı’yla tanışacak olmanın heyecanını bize hissettirir. Ama son sayfada her şey birbirine girer. Kim, kimdir? Sulhi Saygılı var mıdır, yoksa o kocaman bir yalnızlık mıdır, bilemiyorum. Ama Veciz Sözler’in başkahramanı Sulhi Saygılı yalnız, ince, kırılgan bir karakter olarak belleğime yerleşiyor. Kirli çağın insana fırlattığı çamurdan payını fazlasıyla almış olarak, unutamayacağım, kalbimin bir yanında hep saklayacağım bir kahramana dönüşüyor.

    1 Oktay Rıfat
    2 Turgut Uyar

    romankahramanlari replied 1 year, 6 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
Kirli Çağın İnce İnsana Fırlattığı Çamur: Yalnızl…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now