SIRA QUIROGA: İKİ DİKİŞ ARASINDA ZAMAN ROMANININ TERZİ AJANI
-
SIRA QUIROGA: İKİ DİKİŞ ARASINDA ZAMAN ROMANININ TERZİ AJANI
Çeviren: Ceren Çerçioğlu
SIRA QUIROGA: MARÍA DUEÑAS’IN İKİ DİKİŞ ARASINDA ZAMAN ROMANININ TERZİ AJANI*
Makale Yazarı: Julia Martínez Gonzalez Karacan
*Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Temmuz/Eylül 2017, 31. sayıda yayımlanmıştır.
“Devam etmek zorundasın, Sira. Cesur olmak, risk almak ve kendin için savaşmak zorundasın” (1)
İspanyol yazar Maria Dueñas’ın çok satan ilk romanı İki Dikiş Arasında Zaman, olay örgüsü boyunca karşısına çıkan zorluklar sonucu olgunlaşmak zorunda kalan kadın başkahramanı Sira Quiroga’nın hikayesini ve değişimini konu alır. Birinci tekil kişide anlatılan ve İspanyol iç savaşından (1936) birkaç ay önce başlayıp, İkinci Dünya Savaşı’nın (1939) başlamasından kısa süre önce sona eren bu #tarihiroman, okurun olay örgüsünün içine girmesine ve kahramanın ajanların dünyasındaki maceralarında ve başına gelenlerde bir suç ortağına dönüşmesine neden olur.
Sira Quiroga’nın kaderinde aslında döneminin diğer genç kadınları gibi bir gelecek yazılmıştır: hep sevgilisi olan (ve kocası olacak olan) #Ignacio ile evlenecek ve iyi bir eş ve anne olacaktır. Ancak romanın başlangıç cümlesinin de onayladığı üzere “Benim kaderimi bir #daktilo değiştirdi.” (2) Sevgilisinin önayak olmasıyla çalışmaya başladığı bir daktilo dükkanında satıcı olarak çalışan #RamiroArribas’ı tanıdığı gün planlanmış hayatı kökten bir değişim geçirecektir. Teoride erkek arkadaşınınki gibi istikrarlı bir memur hayatı yaşamasına olanak sağlayacak bir nesne olan bir daktilonun hayallerinin çok ötesinde kişisel özgürlüğünün özü olması tuhaftır. Sira baştan çıkarıcı Ramiro’ya körkütük aşık olur, hem aşığı olacak hem de bütün talihsizliklerinin nedeni olacak sahte bir beyaz atlı prenstir o.
Bununla Sira’nın hayat tarzında ciddi değişiklikler başlar: Erkek arkadaşıyla ilişkisini bitirir; evlenmeden Ramiro ile birlikte yaşamaya başlar; #günahkar ilişkisini onaylamayan annesinden uzaklaşır; büyürken tanıdığı işçi sınıfına ait ve ağırbaşlı Madrid’in karşısında daha sofistike ve lüks bir Madrid’le tanışır; annesiyle beraber yaptığı iş olan terzilikle ilgili her şeyden uzaklaşır. Bu şekilde Sira’nın hayatına damga vuran ve onun ajanların dünyasıyla bağlantıya geçmesini sağlayan yolculukları da başlar.
Ajanlığın zihnimizdeki temsilinin #erkekajanlar üzerinden kurulmasından dolayı, romanın pek çok zorluğun ardından ajanlığı meslek edinen bir kadına odaklanması ilgi çekicidir. Ancak Dueñas’ın #kadınajan Sira’yı merkeze konumlandıran romanı, ajan romanlarının genel özelliklerini de içinde barındırır: ihanetler, şifreli mesajlar, kısıtlı alanlara sızmak, çok gizli belgeleri ve bilgileri ele geçirmek, vb. (3) Roman aynı zamanda ajan romanlarının döngüsel şablonu “home-abroad- home” (#ev– #yurtdışıyolculuk– #evedönüş) üzerine kurulmuştur. Yolculuklar, hem romanın yapısı hem de kadın karakterin olgunlaşması için gereklidir. Hatta her bir yolculukta gerek adında gerekse kişisel hikayesinde kimliği için gerekli olan değişimler gerçekleşir: 1) #Madrid’den #Tanca’ya yaptığı yolculukta, Sira #terzilik dünyasını geride bırakır ve sevgilisinin gölgesinde arka planda kalır, 2) Tanca’dan #Tetuan’a yaptığı yolculukta Sira tekrar terzilik mesleğine döner ve hayatının dizginlerini eline alır; Tetuan’dan Madrid’e yolculuğunda terzi ajan olarak çalışır; 4) Madrid’den #Lizbon’a yaptığı yolculuktan sonra #ajanterzi olur, ajanlık görevi terzilik mesleğinin önüne geçmeye başlar; 5) son olarak Lizbon’dan Madrid’e yolculuğunun ardından üstlerine yeteneklerini kanıtlar. Hiç kuşkusuz daha önce belirttiğimiz gibi, Sira’nın bütün hayatında bir unsur hep yerinde kalır, bütün adımları birbirine bir ip gibi düğümleyen ve ona yeni bir hayatın kapılarını açan terzilik.
Ramiro, ikisi için daha iyi bir gelecek aramak bahanesiyle Madrid’den Tanca’ya gitmelerine karar verir. Bu süre boyunca #Fas’taki #İspanyolKoruyuculuğu hem Avrupalılar (4) için imkanlar ve fırsatlarla dolu bir dünya hem de (İspanyolların iç savaş süresince yaşadığı gibi) Avrupa’daki siyasi çalkantılardan kaçanlar için (5) bir sığınak gibidir. Bu nedenle Ramiro o dönemde onlar için en iyi seçeneğin bu olduğunu düşünür. Öte yandan, bu dönem roman kahramanının hayatında kilit bir döneme denk düşer: Sira sonunda babasıyla tanışır, zengin bir işadamı olan babası annesi yanında çalışırken ona aşık olmuş ve onu hamile bırakmıştır. İkisiyle buluşan babası, ülkenin içinde bulunduğu istikrarsızlık ve savaş ortamı nedeniyle onlara Fas’a gitmelerini tavsiye eder ve Sira’nın payına düşen miras hakkını hayattayken ona vermeye karar verir. Ancak Sira’nın masumiyetinden yararlanan Ramiro sonunda Sira’dan sıkılır ve onu Tanca’da hamilelik süphesiyle başbaşa bırakırken, genç kadının bütün varını yoğunu da yanında götürür. Bunların yanında Tanca’da konakladıkları lüks otelin ve daha önceden Madrid’de yaptığı bir sahtekarlığın faturalarını da Sira’ya yıkar. Böylece Sira’nın kimliği sözde sahtekara ve kardeşi tarafından yapılan şikayetten sonra babasının mirasının olası soyguncusuna dönüşür. (6)
Sira’nın durumu Tetuan’a kaçtığı zaman daha da kötüleşir, otobüsten iner inmez kürtaj olur ve komiser Vázquez’in ziyaretiyle adaletle olan sorunlarıyla yüzleşir. Komiser Sira’nın dolandırıcılık kurbanı olduğunu öğrenince otele olan borcunu ödemesi ve işlerini yoluna koyması için ona biraz süre verir. Böylece romanda bir dönüm noktası gerçekleşir; Sira’nın önüne çıkan bütün engelleri aşması ve ilk kez hayatının dizginlerini eline alması gerekir. Henüz farkına bile varmadan geçmişinde arka plana attığı çocukluğundan beri annesinin çalıştığı dikim atölyesinde öğrendiği terzilik bilgilerini istemeden de olsa tekrar ön plana çıkarır. Hayatının bu döneminde ve “yeniden doğuşunda” onu harekete geçiren ve ataletten uyandıran güçlü ve mücadeleci bir yapıya sahip olan #Candela’nın hayati bir önemi olacaktır. Candela genç kadının terzilik becerilerinin farkına varır ve Tetuan’daki yüksek sosyeteye mensup kadınların yeni modellere olan ihtiyaçlarını karşılamak için beraber bir dikim atölyesi açmaları konusunda onu ikna eder. Bu şekilde Sira ilk “görevi” olarak kabul edilecek bir işle karşı karşıya kalır, hedeflerine ulaşabilmek için Candela’nın pansiyonunun bir odasında bulduğu tabancaları satmaları gerekmektedir. Sira kılık değiştirerek bu görevin üstesinden gelir, bütün tabancaları gecenin ilerleyen saatlerinde polislerin kaynadığı tren istasyonuna sokmayı başarır. Böylece Sira potansiyelinin ve kriz anlarında ani kararlar verebilme yeteneğinin farkına varır. Öte yandan, dikim atölyesi açıldıktan sonra, müşterileri arasında büyük bir başarı elde eder ve kimliğinde yeni bir değişiklik meydana gelir:
“Böyle acınası bir yüke sırtımı dönmek niyetinde olduğumdan ötürü geleceğe, güven ve cesaret maskesinin arkasından bakmaya karar verdim (…) Başka birine dönüşmeye karar verdim ve seçimim güçlü, zengin ve neşeli bir kadından yana oldu. Cahilliğim küstahlık, kendime güvensizliğim şirin bir leylalık gibi algılanmalıydı. İnsanlar korkularım olduğundan şüphe bile duymamalıydı. Her şeyi yüksek topuklar ve iyi planlanmış bir görünümün arkasına gizlemeliydim.” (7)
Sira tarzını değiştirerek yeni bir Sira olmaya karar verir: Tanca’daki yabancıların giyim tarzını kendine göre değiştirir, daha hafif kumaşlar, daha kısa etekler ve canlı renkler kullanarak taklit eder, Ramiro’nun hoşuna giden uzun saçlarını çenesinin hizasında keser; konuşma tarzını da değiştirerek Tanca yerlilerinde duyduğu fransızca kelimeleri kullanmaya başlayarak daha sofistike bir hava yaratır; geçmişine yönelik hikayesini ise “özel dikim yapan genç bir #modacı, iflas etmiş bir babanın kızı, çekici, maceracı ve çok yakışıklı bir aristokratın nişanlısı gibi farklı kimliklere sahip oldum” (8) olarak dillendirir. Bu yeni hayatın ve kimliğin altın broşunu ise komşusu Félix taçlandırarak yeni adıyla atölyesine egzotik bir hava ve uluslararası bir tat kazandırır: Chez Sirah-Grand couturier.
Tetuan’daki bu yeni kimliği ve dikim atölyesi sayesinde, borçlarını ödeyerek Ramiro ile geçmişiyle resmi olarak yüzleşir: “Continental’e ödeme yapmak, beni Fas’ta Ramiro’yla geçirdiğim zamanın yükünden kurtardı ve rahatça nefes almamı sağladı. Daha sakin, daha özgürdüm artık. Kendi kaderime daha çok sözüm geçiyordu”. (9) Tetuan’da aynı zamanda ajan dünyasıyla iletişim kanalı olan Rosalinda Fox ile ve savaş sırasında annesini Madrid’den Tetuan’a getirmesine yardım eden ve aslında gizli bir ajan olan gazeteci #MarcusLogan ile tanışır. Marcus ile sadece aşk ile yeniden tanışmayacak aynı zamanda Almanların ve Franco sempatizanlarının olduğu bir partide ilk “amatör ajanlık” macerasını da yaşayacaktır. Caudillo’nun eniştesi Ramón Serrano Suñer onuruna verilen partide Marcus ondan bilgi toplamak için Serrano Suñer’in de aralarında bulunduğu gruba gizlice yaklaşmasını ister ve sonunda masanın altına saklanarak, aynı salonda eniştenin ve alman müttefiklerinin yaptığı gizli toplantıyı dinleme fırsatını yakalar. Bir kez daha, Sira zor bir durumdan kendini kurtarırken, bu durumu kendi yararına çevirir. Böylece ajan romanlarının başka bir özelliği olan, az ya da çok önemi olan bazı olaylar meydana gelirken, ajanı büyük görevine hazırlayan ve kahramanın uluslararası önemde olayların içine kazara çekilmesini sağlaması da romanda kendine yer bulur. (10)
Nihayet annesiyle beklenen buluşma gerçekleştiğinde Sira’nın hayatında yine önemli değişiklikler meydana gelir: Marcus’un işi gereği Tetuan’dan ayrılması gerekir, #İngilizGizliServisi ondan Madrid’de ajanlık yapmasını talep eder. Yakın arkadaşı ingiliz Rosalinda Fox, Sira’ya serviste profesyonel olmasına gerek olmayan ajanlara ihtiyaç duyulduğunu haber verir. Madrid’de gelecekte çıkabilecek bir savaşta İspanya’nın Almaya ile ittifak kurmasını engellemek amacıyla SOE (Special Operations Executive) adında gizli bir ağ kurulmaktadır. Sira için şaşırtıcı olan SOE’nin onlara katılmasını istemesidir. Ona karşı duyulan bu ilginin nedeni nedir? Herhangi bir gizli ajanın karakteristik özelliklerine bakacak olursak, Sira’nın bu nitelikleri barındırdığını anlamak daha kolay olacaktır: modaya olan ilgi ve #modazevki, karşı cins için dayanılmaz bir çekicilik nesnesi, beklenmedik durumlar karşısında hızla tepki verme ve egzotik kılıklara bürünme eğilimi. (11) Bu nedenle, Sira moda işinde “hem #hautecouture t#asarımcı hem de kendi top modeli” (12) gibi davranır. Değişik kıyafetlerle gerçek kimliğini sürekli maskelerken kadınsı çekiciliğinden de bir şey kaybetmez. Sira gizli bir ajanının görevini tamamlaması için gereken iki niteliğe daha sahiptir: kimliğindeki #bilinmezlik ve #yalnızlık. (13) Bu yeni görevi için Sira Madrid’e yalnız seyahat eder, üstleri gerçek kimliğini kimsenin asla bilmemesi gerektiğinin altını çizerken, önlem olarak eski mahallesini ve önceki hayatından tanıdıklarını ziyaret etmesini de yasaklarlar, ancak romanın bir noktasında Sira geçmişinden çok önemli bir insanın beklenmedik ziyaretiyle karşı karşıya kalır ve nihayet hayatlarında bir sayfayı kapatma imkanı bulurlar.
Sira’nın bütün şüphelerine rağmen, Madrid’e taşınarak yeni ajanlık görevini kabul etmeye karar vermesine annesi destek olur: “Git kızım. Yardım et, işbirliği yap. Fakir İspanya’mız bir savaşa daha giremez, gücü yetmez”. (14) Madrid’de sadece bir terzi olmayı bırakarak, yeni ve egzotik bir kimlikle terzi ajana dönüşür: Sira Quiroga olan adı Arish Agoiuq olarak değiştirilir (SOE’deki kod adı Sidi olur). Gerçekte bu isim adının ve soyadının tersinden yazılmasıyla oluşturulmuştur, arapça olmamasına rağmen “bir yabancıya aitmiş gibi duruyordu ve Madrid’de şüphe uyandırmazdı. Buradaki kimsenin Müslüman topraklarında insanların nasıl adlandırıldığı hakkında hiçbir fikri yoktu”. (15) Bu şekilde başkente gerçek bir #Faspasaportuyla, dönemin İspanyol kadınlarına yasaklanan bir özgürlük alanı yaratacak yeni bir milliyetle gelir: “Yeni İspanya’da kadınların tek başına dışarı çıkması, sigara veya içki içmesi, dikkat çekici giyinmesi pek hoş karşılanmıyor. Ancak artık İspanyol olmadığınızı unutmayın, siz #egzotik bir ülkenin vatandaşısınız, başkente yeni geldiniz; buna göre davranın”. (16) Sira da #ArishAgoiuq olarak yüksek mevkilerdeki nazilerin eşlerini ve iktidarla ilişkili İspanyol kadın müşterilerini kazanmaya çalışırken yeni kimliğinin ona sunduğu Afrika ötekiliğini benimser. Bir ajan olarak elde ettiği bilgileri iletmek için bir şifreye ihtiyacı vardır ve bu da şüphe uyandırmamak için terzilik mesleği ile ilgili olacaktır: mesajlar Mors alfabesini taklit eden noktalama ile çizilmiş patronlar şeklinde olacaktır. Sira bu yeni etkin terzi ajan rolünü mükemmel bir şekilde yerine getirir.
Sonraki seyahatinde Lizbon’a giden Sira, gizli ajanın görev için tehlikeler ve riskler içinde düşman topraklara yerleştiği başka ülkeye gönderilme özelliğini yansıtır (17). Bu yolculuk öncesi ve sonrası olacak bir zaman dilimini işaret eder, bu yolculuktan sonra Sira’nın ajanlığı terziliğine üstün geldiğinden terzi ajandan ajan terziye dönüşür. Hedefi, servetine servet katmak için Almanlarla işbirliği yapıp İngilizlere ihanet edecek olan Manuel da Silva adında Portekizli bir işadamı olacaktır. Sira’nın rolü adamın işi, iletişime geçtiği kişiler, planları ve yararlı olacak bütün bilgileri toplamaktır. Bunun için, ona emri veren kişinin de açıkladığı gibi bilgi toplarken her türlü yöntemi denemekten kaçınmamalıdır, gerekirse dişiliğini kullanmalıdır. Bu yorum (“Kadınları baştan çıkarma konusunda uzman birini baştan çıkarmaya gönderiyorlardı beni, Portekiz’deki görevim buydu”18) her ne kadar bu konuşma bu görevin basit olmadığını aksine çok hassas bir görev olduğunu, onu göndermelerinin sebebinin ise onun ajanlık yeteneğine tamamen güvendikleri açıklamasıyla devam etse de Sira’yı büyük ölçüde rahatsız eder. Hatta aynı kişi Sira’nın Mauel Da Silva’ya karşı kendi sınırlarını koymasını ve gerekli bilgilere ulaşana kadar cinsel gerilimi canlı tutmasını söyler. Sira her ne kadar ajanlık yeteneğini ortaya koymuşsa da yine de, erkeği ağına düşürmek için kadınlık cazibesini kullanan kadın prototipi (19) olmaktan kurtulamaz. Sonuçta, beklendiği üzere Sira neredeyse canı pahasına başından beri istediği bilgilerden çok daha fazlasını toplar ve görevi mükemmel bir şekilde yerine getirmesiyle üstlerinin takdirini toplar. İngiliz Gizli Servisine verdiği geniş bilgilere nasıl ulaştığı sorulduğunda verdiği cevap ikna edicidir: “Çünkü iyi bir terzi, işini her zaman başarıyla tamamlar”(20), “biz yeni başlayan ajanların da verilen görevleri yerine getirmek için canla başla çalışıp başarıya ulaşabildiğini göstermem gerekiyordu” (21). Öte yandan, bu son yolculuğu Marcus Logan ile tekrar karşılaşmasına olanak sağlar, onun sayesinde Sira da Silva’nın onu öldürtmek için peşine adam taktığını öğrenir. Bu buluşma romana son verir ve iki ajan tutkunun onları ele geçirmesine izin vererek birlikte olmaya ve bir daha hiç ayrılmamaya karar verirler. Her ne kadar bu kolay ve alışıldık bir ilişki olmasa da: “Tuzaklarla dalga geçerek, risk söz konusu olursa yazı tura atarak, plan yapmadan, normal olmaya çalışmadan, gölgeler arasında yaşayacaktık. Arzuyla macerayı birleştirecektik. Bizi birleştiren ortak amacımızın farkında olarak güçlenecek ve cesaret bulacaktık” (22).
Sonuç olarak, İki Dikiş Arasında Zaman romanı ustaca bir anlatımında okur başkadın kahraman olan Sira Quiroga’ya bağımsız ve kaderinin efendisi olma sürecinde eşlik eder. Herkesin parmağında oynattığı pasif ve masum Sira, yavaş yavaş ajanlık dünyasına girecek ve en iyi ajanlardan biri olacak, kendinden emin ve güçlü bir kadına dönüşür. İnsan kendine güvendiği sürece aşamayacağı hiçbir engel yoktur ve Sira Quiroga– ya da Arish Agoriuq ya da Sidi– romanın her sayfasında bunu göstermektedir.
* Yrd. Doç. Dr. Julia Martínez González Karacan, Ankara Üniversitesi İspanyol Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı
NOTLAR:
(1) María Dueñas, İki Dikiş Arasında Zaman. (İstanbul: Pegasus Yayınları, 2014), 116. Palabras de Candelaria, la matutera, mujer luchadora y fundamental en el despertar de Sira a una nueva vida regida por sí misma.
(2) Íbid., 13.
(3) Robert. W. Maslen, Elizabethan Fictions. Espionage, counter-espionage, and the duplicity of fiction in early Elizabethan prose narratives. (Oxford: Clarendon Press, 1997), 9. (Mi traducción)
(4) Mahan L. Ellison, ”España Transfetana: Writing the protectorate and the patria in La llamada del almuédano and El tiempo entre costuras”, Vanderbilt e-Journal of Luso Hispanic Studies, no. 8 (2012): 23, acceso el 15 de marzo de 2017, http://dx.doi.org/10.15695/vejlhs.v8i0.3680.
(5) Íbid., 29.
(6) Dueñas, İki Dikiş Arasında Zaman, 84.
(7) Íbid., 153.
(8) bid., 203.
(9) Íbid., 273.
(10) Sauerberg, Secret agents, 87.
(11) Maslen, Elizabethan Fictions, 9.
(12) Alana Gómez Gray, “Novela, mujer y sexualidad: una aproximación foucaltiana”. Sociocriticism Vol. 27, No. 1 y 2 (2012): 236-7, Dialnet, acceso el 20 de marzo de 2017.
(13) Sauerberg, Secret agents, 113.
(14) Dueñas, İki Dikiş Arasında Zaman, 393.
(15 Íbid., 396.
(16) Íbid., 410.
(17) Sauerberg, Secret agents, 26.
(18) Dueñas, İki Dikiş Arasında Zaman, 520.
(19) Gómez Gray, “Novela, mujer y sexualidad”, 239.
(20) Dueñas, İki Dikiş Arasında Zaman, 619.
(21) Íbid., 618.
(22) Íbid., 635.KAYNAKÇA:
-Dueñas, María. İki Dikiş Arasında Zaman. (Pınar Aslan, Çev.). İstanbul: Pegasus Yayınları, 2014.
-Ellison, Mahan L. “España Transfetana: Writing the protectorate and the patria in La llamada del almuédano and El tiempo entre costuras”. Vanderbilt e-Journal of Luso Hispanic Studies, no. 8 (2012): 22-33. dx.doi.org/10.15695/ vejlhs.v8i0.3680
-Gómez Gray, Alana. “Novela, mujer y sexualidad : una aproximación foucaltiana”. Sociocriticism Vol. 27, No. 1 y 2 (2012): 213-242, Dialnet, acceso el 20 de marzo de 2017.
-Maslen, Robert W. Elizabethan Fictions. Espionage, counter-espionage, and the duplicity of fiction in early Elizabethan prose narratives. Oxford: Clarendon Press, 1997.
-Sauerberg, Lars Ole. Secret agents in fiction. Ian Fleming, John le Carré and Len Deighton. London: The Mac Millan Press Ltd., 1984.#MariaDueñas #İspanyolyazar #İkiDikişArasındaZaman #kadınbaşkahraman #SiraQuiroga #İspanyolİçSavaşı #İkinciDünyaSavaşı #sahtebeyazatlıprensi
Sorry, there were no replies found.