Öğretmen Nezih’ken Çete Başı Kıran, Prenses Nina’yken Köylü Nene Olmanın Tarihi

  • Öğretmen Nezih’ken Çete Başı Kıran, Prenses Nina’yken Köylü Nene Olmanın Tarihi

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 11:06

    Öğretmen Nezih’ken Çete Başı Kıran, Prenses Nina’yken
    Köylü Nene Olmanın Tarihi*

    Makale Yazarı: Sinem Torun

    *Bu Makale Roman Kahramanları (Ekim / Aralık 2018) 36. sayıda yayımlanmıştır

    Althusser’in, devletin ideolojik aygıtları arasında yer verdiği sanat, özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında oldukça fazla ve etkili kullanılmaya çalışılmıştır. Ismarlama metinler, ısmarlama tiyatrolar, sonuç odaklı kurgular bu dönemin modası (!) olmuştur. Refik Halid Karay’ın Çete romanı da bu amaçlara hizmet eden metinlerden biridir. Halkı “bilinçlendirmek”, daha milliyetçi yapmak, halkın gücünü ve yapabileceklerini kendisine kanıtlamak için bir araç. Romanın meselesi şu: Türkiye topraklarındaki Fransız işgali karşısında Türk halkı, profesyonel ve kalabalık Fransız askerine karşı milis kuvvet oluşturarak mücadele ediyor. Nezih, Fransızca öğretmeniyken bir gün gelen mücadeleye çağ¬rı mektubuyla çete başı oluveriyor, adı Kıran olarak değişiyor. Dağlarda mücadele ederken Kıran’ın adamları sahilde erkek kıyafetleri içinde bir kadın buluyorlar. Bu kadın ve Kıran arasında¬ki ilişki üzerinden dil, vatan, kadın gibi meseleler tartışmaya açılıyor. Nina’ın kendi vatanına, ko¬casına dönmekle bu topraklarda kalıp Kıran’la yaşamak arasında kaldığı çelişkiyi ve dönüşüm sürecini görüyoruz.

    Hâsılı, ulus devlet usulü bir bildungsromanla karşı karşıyayız. Romanda, dönüşüm temel olarak Nina üzerinden işlense de arka planda Nezih’in hızlı değişimi de söz konusu. Sonuç odaklı bu anlatının içinde Nezih öğretmeni Kıran’a dönüştüren sürece tanık olmuyoruz. Nina’nın dönüşümü de aynı şekilde hızlı oluyor fakat onun dönüşüm sürecinde yüzeysel de olsa en azından düşüncelerine tanık ediliyoruz. Bu düşünceler üzerinden öncelikle Nina’yı değişime götüren sebepleri ve şartları ortaya koyalım: ilki vatansever Türk erkeğinin kadın algısı, İkincisi vatan algısı, üçüncüsü ise kendisini bu erkeğe kabul ettirme isteği. Yani Nina, Kıran’ın bu konulara yaklaşımını onunla beraber yaşadıkça öğrenir, hayranlık duyar ve Rus prensesi olarak bile bu güzelliklere karşı koyamaz, sonunda Kıran’ın hayalindeki kadına dönüştürülür. Bu algıların verilebilmesi için romanın pek çok kısmında cinsiyet rolleriyle ilgili tartışmalar yer alır. Nina ve Kıran’ın birbirleriyle ilgili düşüncelerinde bu cinsiyet rolleri ve Frenk kadınlar için erkeğin ne olduğu, Türk erkeği içinse kadının ne olduğu sorgulanır. Nina için önemli olan tek şey Kıran’la birlikte olmakken Kıran için, vatanı uğruna kolaylıkla Nina’dan vazgeçebilecek bir erkek profili çizilir. Garip olansa Nina’nın Türk milliyetçisi gibi davranıp bunları düşünebiliyor olmasıdır. Ayrılacakları gün yaklaşınca Nina, Kıran’a “bu davayı bırakıp başka memlekete kaçma, memleketlerini unutma” teklifinde bulunmak ister fakat bunu söyleyince onun gözünden düşmekten korkar.[1] Davasına sadık bir Türk erkeğinin vatanı için sevdiği kadından hiç düşünmeden vazgeçeceğinin de farkında olduğunu içinden geçirdikleriyle belirtir. Nina “müdahil anlatıcı tarafından” ona verilmiş olan bu bilinçle, değişmesi gerektiğini fark eder ve “yeni bir şahsiyet olmaya ne kadar muhtacım!” (s. 161) diyerek bu düşüncesini açıkça söyler.

    Nina sahilde bulunduğunda erkek kıyafetleri içindedir ve perişandır. Kıran, çete üyelerinden kıyafet bulmalarını emreder. Gelen kıyafetler yakın köylerdeki köylü kadınlara aittir. “Rus prensesi Nina” hiç gocunmadan, garipsemeden köylü kadınlardan gelen şalvarı, cepkeni, bez gömleği giyer. Kıyafet burada önemli bir metafor ve araç olarak kullanılır. Çünkü insan giydiği kıyafetin kimliğine bürünür. Hele ki biri tarafından verilmiş bir kıyafetse, giyen kişi, kıyafeti verenin tahakkümü altında kalmış demektir. Böylece köylülerden gelen bu kıyafet, Nina’yı Nene yapmak için önemli bir seviyedir. Kıyafeti giydikten sonra ilişkilerinde bir eşik atlanmış olur. Kıran Bey onu bu kıyafetin içinde şöyle betimler:

    “Yepyeni, allı sarılı ve belden büzmeli dört peşli elbisesi içinde Nina upusludur. Yüzüne bir köylü kızı saflığı, vücuduna bir bakire körpeliği gelmiştir. Azıcık şişkin göz kapakları arasından çekik gözleri öyle çocukça bakıyor ki, Kıran o gözlerin zalim ve kanlı vakalar gördüğüne, insafsız ve haşin olduğuna, intikam ve hırsla bakacağına bu aralık inanamıyor. Sanıyor ki, kadın, Kırım’daki bir çiftlikten, gözleri bağlanarak, bütün korkunç sahnelerden esirgenip doğruca şu dağ başına indirilmiştir. Kafasında sadece yeşil meralar, besili inekler, kuzu sürüleri, çeyiz için hazırlanmış oyalar ve tenteli çamaşırlar vardır.”(s. 120-121)

    Bu alıntıda açıkça görüldüğü gibi Kıran, verili cinsiyet rolleriyle düşünüyor, Anadolu kadını profili çiziyor. Anadolu kadını meselesi romanın birçok yerinde mevzu ediliyor. Kıran, sevgilisini koklayınca memleketinin kokusunu duyan (s. 39) erkeklerden sayılıyor. Bundan önce Nina, Anadolu kadınının derisinin kalınlığından, kendisine has kokusundan (s. 38) bahsediyor ve bunun üzerine tartışılıyor. Nihayetinde Kıran, “Keşke şu kadın tahayyül ettiğim gibi bir saf köylü olsaydı” diyerek kendi niyetini ve metnin niyetini açık ediyor. Ayrıca, köylü kıyafetleri içindeyken Nina’ya karşı bakışı değişen Kıran’ın, Türkçe konuşma konusunda da aynı tepkiyi verdiğini görüyoruz. “Hoş konuşuyorsunuz, sevimli oluyorsunuz, yüzünüze yakışıyor.” (s. 98) deyiveriyor. Nina da “Acaba bugünkü muhabbetinin büyük kısmını şu Türk köylüsü kıyafetime, uzun etekli entarime, düğmeli dar yeleğime, pullu yemenime, sarı papuçlarıma, borçlu değil miyim?” (s. 140) diyerek bu eksikliği gidermesi gerektiğinin, kıyafetle birlikte kimliğinin de değişmesi gerektiğinin farkında olduğunu belirtir.

    Nina özünde bir Rus prensesi ve aynı zamanda savaşçısıdır. Birçok erkeği tek başına alt edebilen “süper kadın”lardandır.[2] Romanın kilit noktalarından biri, Nina’nın gerçek kimliğini açıkladığı yerdir. Bu bölümde cinsiyet rolleri tümden yıkılır.
    “Bu ellerim Colt kullanmakta ustadır; mitralyöz de işletmiştir, hançer de saplayabilir. Ver bana mavzerini, şu havada süzülen kartalı yere indireyim. Düş arkama, gidip ilk karakolu ben basayım ve bana bir düşman göster, tek başıma onu kurşuna dizeyim! İşte ben büyüm, böyleyim, anladın mı?” (s. 115)

    Fakat Kıran, Nina’nın anlattıklarına inanamaz, inanmak istemez. Karşısında savaşçı bir kadın değil de sanki kötü yola düşmüş bir kadın varmışçasına üzülür. Bu kimlik yıkımını kabullenmediğini, çatışma çıktığında Nina’ya olan davranışından anlıyoruz. “Kıran ona, bir çeteci ve asker olduğunu unutarak: ‘Sen yat,’ dedi, ‘hiç kımıldama, başını sakın kaldırma!'” (s. 163) Kıran, Nina’nın tecrübelerine rağmen ataerkil toplum yapısına uygun olarak onu kendi kanatlarının altına almaya çalışır. Burada asıl garip olansa süper kadınımız Nina’ın bu tavır karşısında kimliğini unutması, erkekten gelen davranışla kendisine verilen kimliğe bürünmesidir. Savaşçı ve casus kadınken bir anda narin Türk kadını oluverir. Nina sadece zor durumda kalınınca müdahale eder ve o anda da sınırları aştığı için diğer çeteci hemen “on erkeğe bedel avrad” (s. 165) söylemini konuşturur.

    En nihayetinde Nina kendi memleketine ve kocasına dönmeyip prensesliği elinin tersiyle iter ve vatanseverliğine hayran olduğu Kıran’ın yanında kalmayı, yeni bir kimliğe bürünmeyi tercih eder. “Bak, ne kadar güzelim, sevimliyim, şirinim! Kalmuk tipime yeni kıyafetim ne kadar yaraşıyor!” (s. 140) deyiverir. Kıran mebus olur, Nina ise kocasının karısı, çocuklarının annesi. Böylece ikisi de gerçek mutluluğa, hidayete (!) ermiş olur. İşte erken Cumhuriyet devri Türk usulü bir bildungsroman örneği.■

    ————
    [1] Refik Halid Karay, Çete, İnkılap, İstanbul, 2009, s. 154. Çete romanından yapılan alıntılar bu baskıdan olup yazıda parantez içerisinde sayfa numarası verilerek gösterilecektir.

    [2] Ahmet Mithat’ın süper kadınlarına ithafen

    .

    #Sayı36 #althusser #refikhalid #çete #nina #kıran #nezih #refikhalidkaray #bildungsroman #sinemTorun

    romankahramanlari replied 1 year, 10 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
Öğretmen Nezih’ken Çete Başı Kıran, Prenses Nina’…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now