Mustafa Said: GÖÇ MEVSİMİNİN BİR SONU VAR MIDIR?

  • Mustafa Said: GÖÇ MEVSİMİNİN BİR SONU VAR MIDIR?

    Posted by romankahramanlari on 11 Temmuz 2024 at 13:42

    GÖÇ MEVSİMİNİN BİR SONU VAR MIDIR?*

    Makale Yazarı: Damla Kellecioğlu

     

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI (Nisan/Haziran 2012) 10. sayıda yayımlanmıştır.

    “Herkes yolun en başından başlar ve dünya bitmeyen bir #çocukluk halidir.”

    Sudan’ın en ünlü yazarı Tayyip Salih (1929-2009), Türk okurların ne yazık ki gözden kaçırdığı değerlerden biri. Arap edebiyatının şaheserlerinden sayılan Kuzeye Göç Mevsimi, ilk kez 1966 yılında #Beyrut’ta yayımlandığından bu yana büyük yankılar uyandırmış, 2001 yılında ise #ArapEdebiyatAkademisi tarafından 20. yüzyılın en önemli Arap romanı seçilmiştir. Olay örgüsü geçmiş ve şimdiki zaman arasında ustaca gelgitlerle kurulan romanın dili, okurun kitabın çevirisinde her satırının altını çizmek isteyeceği kadar sürükleyici, şiirsel ve düşündürücüdür.

    Arap ülkelerinin birer birer bağımsızlıklarını kazanmasıyla birlikte, sömürgecilik sona erer ve yeni bir dönem başlar. Başlayan bu yeni dönem umutlara gebedir. Kendi kendini yönetme heyecanı duyan Arap halkları, yeni bir düzen arayışına girer. Bu dönemde birçok genç Arap, eğitim görmek için yurtdışına gider ve daha sonra öğrendiklerini uygulayabilmek ve ülkelerinin gelişimine katkıda bulunabilmek için geri dönerler. Sudan’dan Kuzey’e göçen gençler, göç mevsiminin sonunda ülkelerine kavuşur.

    Kuzeye Göç Mevsimi, #İngiltere’de, kendi deyimiyle “yedi yılını karanlık bir şairin şiirlerini incelemekle” geçirdikten sonra köyüne dönmüş kahramanın ağzından anlatılır. Ne yazık ki işler onun planladığı gibi gitmez. #Doktorayapmış olmasına rağmen kendini ilkokulda #İslamöncesi #edebiyatdersleri verirken bulur. Geri dönüşünde doğup büyüdüğü köyde uyum sorunu yaşamaz ancak sömürgeci zihniyetin kurduğu düzenin aslında sadece el değiştirdiğini fark ettiğinde yaşadığı hayal kırıklığını ifade etmekten geri kalmaz.

    Bu arada doğup büyüdüğü köye sonradan gelmiş bir yabancı dikkatini çeker. Yabancı, zamanla kitabın ikinci – hatta yer yer esas – kahramanına dönüşecek olan Mustafa Said’dir. Diğer köylüler gibi çiftçilikle uğraşan Mustafa Said köyde evlenmiş ve iki çocuk sahibi olmuştur. Anlatıcı, hep birlikte içki içilen bir gece, Mustafa Said’in İngilizce bir şiir okuduğuna şahit olur. Zamanla Mustafa Said’in yıllarca İngiltere’de yaşadığını, bir İngiliz’le evlenen ilk #Sudanlı olduğunu ve trajik bir şekilde karısını öldürdükten ve yargılanıp hapis yattıktan sonra ülkesine dönmüş olduğunu keşfeder.

    Anlatıcının dedesi, Doğu eserlerinin çoğunda rastlanan evliyaları andırır. Aynı zamanda Mustafa Said’in de dostu olan dede, ileri yaşına rağmen dinçtir ve her iki kahramanın da sağduyusu gibi hareket eder.

    Roman boyunca hem anlatıcı, hem de Mustafa Said, Sudanlılar’ın alçakgönüllü yaşamından örnekler sunar. Doktora yapmış iki Sudanlı, #ücrabirköyde, köyün geleneklerine uygun bir hayat sürerken rastlaşmıştır. Her ikisi de #Kuzeyde öğrenimlerini başarıyla tamamlamıştır; ancak diğer yandan gizli bir #öçalma duygusuyla dolup taşmaktadır. Bu durum özellikle Mustafa Said’in #Avrupalıkadınlarla olan ilişkilerinde su yüzüne çıkar. Said, çok âşık olduğu halde, #Othello’nun trajedisine benzer bir olay örgüsü sonucunda öldürdüğü karısından önce birlikte olduğu kadınlara karşı hiçbir şey hissetmemiş, egzotik memleketine dair uydurduğu masallarla kandırdığı kadınları yalnızca birer cinsel tatmin nesnesi olarak kullanmıştır.

    Her iki kahramanın #Avrupadeneyimi de, oradaki insanların kendi ülkelerindekilerden farklı olmadığını düşündürür. Köylüler, Kuzey’de yaşayan Avrupalıların neye benzediğini sorduğunda, tıpkı kendileri gibi oldukları cevabını vermekten kaçınmazlar: Aralarında doktorlar, öğretmenler, çiftçiler, köylüler vardır. #Sudanlıkahramanlar ülkelerine geri döndüklerinde yaşadıklarıysa dünya düzeninin çoğu zaman değiştirilemeyeceğini ve Doğu (Güney) inancının gereği kaderin varlığını kabul etmek gerektiğine işaret eder.

    Anlatıcı, Mustafa Said’in isteği üzerine Said’in çocuklarının vesayetini üzerine almak durumunda kalır. Beklemediği bu sorumluluk, Said’in geçmişine dair bilmediklerini daha da merak etmesine neden olur. Mustafa Said’in hayatına dair bilgi edindikçe kendi hayatı da onunkine paralel bir hal alır ve sonunda o da kendini bir trajedinin içinde bulur.

    Hakça paylaşım, #eşitlik, tanıdıklar sayesinde iş yapma, endüstriyel devrimin toplumu dönüştürmesi gibi bildik konular, yazar tarafından, hep anlatıcı ve Mustafa Said’in yaşadığı öyküler çerçevesinde işlenir. Diğer yandan ülkesine dönen iki kahramanın geleneklerinden hiçbir şey kaybetmeden yaşamaya devam etmek zorunda kalmaları gözden kaçmaz. Yeri geldiğinde anlatıcı da töreye boyun eğmek zorunda kalır.

    #Anlatıcı, Mustafa Said’in çocuklarının da öğrenim görmek için yurtdışına gitmesi gerektiğini düşünür. Ne de olsa, Sudan gibi gelişmekte olan ülkelerde bireyler sürekli yolculuk etmektedir ve her mevsim – ister Güney’den Kuzey’e, ister Kuzey’den Güney’e olsun – göç mevsimidir.

    #göçmevsimi #Sudan #ArapEdebiyatı

    romankahramanlari replied 1 year, 7 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
GÖÇ MEVSİMİNİN BİR SONU VAR MIDIR?* Makale Yazarı…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now