MURAT 124’TEN İNEN ABDÜLCANBAZ!

  • MURAT 124’TEN İNEN ABDÜLCANBAZ!

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 09:08

    MURAT 124’TEN İNEN ABDÜLCANBAZ!*

    Makale Yazarı: Semih Poroy

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Temmuz/ Eylül 2010, 3. sayıda yayımlanmıştır.

    Çocukluğumdan bu yana Abdülcanbaz bana hep inanılmaz gelmiştir. Bu çizgi-romanda kimi zaman yoğun taramalarla kimi zaman çok az çizgiyle, bir çırpıda çıkmış izlenimi veren öyle kareler vardır ki, bana inanılmaz gelen biraz da budur. Bir de Turhan Selçuk’un şaşırtıcı senaryocu yanı ve bazı dönemlerinde iyice statikleşen çizgilerinde bile yaratmayı başardığı gerilim…

    Turhan Selçuk uzun üretkenlik yıllarında dönem dönem çizgisiyle oynamıştır. 50’li yıllarda, 60’larda, 70’lerde, daha sonra da… Yumuşak çizgiler, köşeli çizgiler, sert çizgiler… İster istemez bunlar Abdülcanbaz’a da yansımışlardır. Bu #ustaçizgiler değişseler de oradaki serüvenlerde hiç yabancılık çekmemişlerdir.

    Daha önce başka yerlerde de kısa kısa değinmişimdir; benim en sevdiğim Abdülcanbaz’lar, gerçekten ‘serüven’ tadı taşıyanlardır; “#KaracaahmetinEsrarı”, “#AkdenizFırtınası”, “Ben ki Abdülcanbaz’ım”, “#GökKatlarınaSeyahat”, “Otomobille Devrialem ve El Kabili Sevk-ül Karakuş” ve daha niceleri… Döner döner okurum onları. Nasıl keyiftir, anlatamam.

    Turhan Selçuk’un yaratısı iki ana karakter çevresinde gelişir: Abdülcanbaz ve Gözlüklü Sami. Ve ikisinin arkadaşları… Çizgi-romanın ana izleği iyilerle kötülerin savaşımı üzerinden ilerler. İyiler bir ara sıkıntılı, zor durumlara düşseler de sonunda savaşı kazanırlar, kötüler yenilir. Bu bağlamda Abdülcanbaz ahlâkçı bir yaklaşım içerir. Bir idealizm vardır. Gerçek yaşamdaki karakterler idealize edilir; iyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür. Doğallıkla bu, çizgi-romanda bir anlatım kolaylığı sağlar ama, öte yandan derinlemesine karakter yaratmanın önünü kesici bir işlev de görür.

    Abdülcanbaz’da, özellikle siyasal konulu serüvenler de öne çıkan bir tip de “işbirlikçi” tipidir. #GözlüklüSami baş işbirlikçidir; onun çevresinde bazı ‘yan #işbirlikçi’ler de görülür. Bunlardan bazıları zaman zaman geçici olarak ‘nedamet’ getirirler. İdealizm burada da göze çarpar: Yan işbirlikçi ‘iyi’lerden yanaysa iyi, ‘kötü’lerden yanaysa kötü’dür. Hacı-hoca takımı için de durum budur: Herhangi bir hoca tipi ‘iyi’lerden yanaysa iyi, ‘kötü’lerin safındaysa kötü’dür. #KaranfilHoca, #MollaÇapkınî, #EbuCehil böyle çizilirler.

    Gözlüklü Sami bu çizgi-romana, Turhan Selçuk’un siyasal serüvenler çizmeye başladığı 70’lere doğru girmiştir. Ondan sonra da bütün #kötüler, kötülükler Gözlüklü Sami’de, onun çevresindeki birkaç tipte kişileşmiştir. Bu süreçle birlikte Abdülcanbaz’da kaçınılmaz bir ‘siyasal didaktizm’ başlar. Çizildikleri dönemlerin toplumsal siyasal koşulları düşünüldüğünde bu belki de beklenebilir bir şeydir; yine de, siyasal didaktizmin Abdülcanbaz’daki evrensel yanı o dönemde kemirmeye başladığını söylemek gerekir.

    Abdülcanbaz bir tipler galerisi gibidir. Turhan Selçuk bu çizgi-romanda sayısız tip yaratmış, tümüne belirgin işlevler yüklemiştir. Tipleştirmelerin bir bölümü çok başarılıdır. Abdülcanbaz’ı böylesine uzun soluklu yapan biraz da budur; ama, içlerinde eleştiriye muhtaç tiplemeler olduğunu da kabul etmeli. Kısa bir yazıda bunları ayrıntılandırmaya çalışmak yerinde bir çaba olmaz. Belki ileride uzunca bir yazı ile demek istediklerimi aktarmaya çalışırım.

    Abdülcanbaz’da #erkekegemen bir hava olduğu çizgi-roman denilen şeye kafa yoran insanlar tarafından hep vurgulanmıştır. Bunun yanlış bir saptama olduğunu söyleyemeyiz. Kadın burada ikincildir. Yine de, haksızlık etmemek için başka hangi çizgi-romanlarda kadın ikincil değildir, ona bakmak gerekir. Görülür ki, sayısız çizgi-romanda kadın ikincil, edilgin rollerde çizilmektedir. Dünyadaki çizgi-romancıların hemen tümünün ‘erkek’ olduğunu düşünürsek, bu durum neredeyse kaçınılmazdır. Bunu mazeret olarak göstermiyorum; bir tür refleks olduğunu söylemeye çalışıyorum.

    Belirtmemiz gereken bir şey de şudur: Abdülcanbaz, tüm zamanını çizgi-roman çalışmaya adamış bir çizer tarafından yaratılmış değildir. Turhan Selçuk, yıllar yılı bir yandan #günlük #editoryal #karikatürler çizerken bir yandan da Abdülcanbaz’ı günübirlik, baskıya yetiştirmektedir. Ayrıca haftalık, aylık dergiler için çizimler üretmektedir. Bilen bilir, bu tempo dünyadaki hiç bir çizer için doğal değildir. Dünyanın bütün büyük çizgi-romancıları yardımcı çizerlerden, senaristlerden oluşan kalabalıkça bir ekiple çalışırlar. Turhan Selçuk çalışırken bir başınadır.

    Şunu da unutmayalım: Dünyanın bütün büyük çizgi romancıları, bant çizerleri ajanslar aracılığıyla gezegenin birçok ülkesinde işlerini sayısız dergi ve gazetelerde yayımlatarak sınırsız parasal kazanç elde ederler. Bu, bilinen ve hak edilen bir şeydir. Turhan Selçuk ise, çalıştığı gazeteye uzun yıllar bir #Murat124 ile gidip gelmekteydi. Burada Turhan Selçuk’un yoksul bir çizer olduğunu söylemiyorum, yalnızca bir karşılaştırma yapıyorum.

    Turhan Selçuk’un, 70’li yıllarda yükselen siyasal savaşıma, günlük karikatürlerinin yanısıra Abdülcanbazı’yla da yurtseverce bir dürtüyle katılmasını bir an bile unutmadan söyleyeyim: Gözlüklü Sami öncesi Abdülcanbaz’ları daha çok severim. Zaman zaman çizgi-roman da çalışmış biri olarak düşüncem şudur: Sıradan gazete okuru gözünde Turhan Selçuk’u Turhan Selçuk yapan Gözlüklü Sami’li Abdülcanbazlar’dır; benim içinse asıl Abdülcanbaz’lar Gözlüklü Sami’siz olanlardır.

    Gözlüklü Sami’leri zaten tanıyorduk.

    #SemihPoroy

    romankahramanlari replied 1 year, 6 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
MURAT 124’TEN İNEN ABDÜLCANBAZ!* Makale Yazarı: S…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now