İngiliz Edebiyatının Güzel Böceği: Ella

  • İngiliz Edebiyatının Güzel Böceği: Ella

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 10:33

    İngiliz Edebiyatının Güzel Böceği: Ella*

    Makale Yazarı: Meral Karamuk Uğurşan

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Ekim/Aralık 2012, 12. sayıda yayımlanmıştır. 

    Bir gün içerisinde kaç kez “#güzel” ve “#çirkin” kelimelerini duyduğunuzu ya da kullandığınızı hiç düşündünüz mü? Günlük yaşamımızın içine yer etmiş, düşüncelerimizi, yaşama, olaylara ve insanlara bakışımızı sihirli bir değnek gibi etkileyen, değiştirip dönüştüren bu iki kelimenin, üzerimizdeki etkisi hakkında hiç kafa yordunuz mu? İnsanların güzel görünebilmek için nasıl büyük çabalar sarfettiğini, paralar harcadığını ve güzel görünebilmeyi başardıklarında nasıl bir ruhsal doyum yaşadıklarını farkettiniz mi? Bu iki kelimenin insan yaşamı üzerindeki etkilerinin, yalnızca görselliği değil manevi duruşumuzun yerini belirlemede de büyük bir rol oynadıklarını düşünüyorum. Öyle olmasaydı bilim ve sanatın var olduğu günden beri hem estetiği ve felsefeyi hem de bilinen tüm sanat dallarını bu denli meşgul eder miydi? Özellikle edebiyat söz konusu olduğunda, “güzel” ve “çirkin” kavramlarının edebi eserlerden çıkıp aramıza katılışının öyküsü aslında beni ilgilendiren. Hele de çocuk edebiyatı içerisinde işleniyorsa…

    Narin ve gözlüklü #uğurböceği, hayatın ona öngördüğü çağdaş #Külkedisi masalını yaşarken, Paris’te oturan yalnız ve mutsuz “ressam örümcek”e aşık olur; sonsuz bir mutluluğa ulaşır. Böylesi bir çocuk öyküsü olan “Ella”yı ilk okuduğumda Ella’ya duyduğum sempati onun çok sevilmeyi hak edecek denli güzel niteliklerle donanmış olmasından kaynaklanıyordu. Kötü kalpli ve çirkin ablaları yabani arılar Belladonna ve Ivy’e hizmet etmekten o denli yorgundur ki Ella, büyük çerçeveli pembe gözlüklerinin ardında yalnızca süzgün bir çift göz dikkatleri çeker yüzünde. Ablalarının kanatlarının tozunu almak, ayakkabılarını parlatmak, yastıklarını kabartmak ve kahvaltıdan sonra geride bıraktıkları kırıntıları temizlemektir birincil görevi. Karşılığında teşekkür bile etmezler. Bir gün sihirli güçleri olduğuna inanılan, Ella’nın arkadaşı arı Mrs. Buzzbottom bir kehanette bulunuverir. Ella’nın yaşamı yakında sonsuza dek değişecektir! Tam da bu sırada ressam örümcek Pierre, resim yapamama sıkıntısı çekmektedir. Aklına büyük bir böcek balosu düzenleme fikri gelir. Balonun ona resim yapmak için harika fikirler sunacağından emindir. #Balo davetiyesini alan yabani bal arısı kız kardeşler büyük bir heyecan içinde hazırlanırlar. Davet süresince kendilerine hizmet etmesi için Ella’yı da yanlarına alarak Paris’in yolunu tutarlar. #Paris, büyüleyici bir şehirdir ama iki kız kardeş güzellik uykularından ödün verip şehri gezmek istemezler. Onlar uykudayken etrafı gezmeye çıkan Ella, yakışıklı örümcek Pierre’le karşılaşır. Pierre’i ayaklarının sıkıştığı yerden kurtarmak için, ellerinden tutup çekerken birbirlerine âşık oluverirler. Ella, oteline geri dönerken, Pierre görmüş olduğu bu aşırı güzellikteki canlıyı düşünmektedir.

    “Ella blushed and scuttled back to her hotel, leaving the handsome spider wondering who this exquisite creature was.” (s. 9)

    Masal bu ya, parti öncesi üvey ablalarının giyinip hazırlanmasına yardım eden Ella, partiye gidemeyeceği için üzülürken aniden pencerenin önünde bir paket belirir. Tabii ki hepimizin bildiği üzere bu sihirli paketin içinden muhteşem bir balo elbisesi ve cam ayakkabılar çıkar.

    Öykünün geri kalanı, klasik Külkedisi masalında olduğu gibi Ella’nın sihir bozulmadan önce partiyi terketmesi, aceleyle giderken cam ayakkabısını ardında bırakması, Pierre’in ayakkabıyı Paris’in tüm kızlarında denemesi ve sonunda Ella ile mutlu bir yuva kurması şeklinde biter.

    Nedir bu öyküdeki kahramanları “güzel” ya da “çirkin” diye nitelememize neden olan? Kız kardeşleri çirkin yapan yalnızca dış görünüşleri midir? Ya da öykü kahramanları güzellik ya da çirkinliği nasıl değerlendirirler? Beş yaş ve üzeri, minicik yüreklere seslenen bu öyküde yazar “kişilere neden çirkin veya güzel deriz?’’ sorusunun yanıtını öykü kahramanı Pierre ve Ella aracılığıyla, aşk, umut, iyi niyet, kötülük ve bencillik gibi evrensel duygular aracılığıyla vermiş. Birinden hoşlandığımızda ona “güzel” deriz. Acaba kişiler iyi şeyler yaptıklarında, iyi huylu olduklarında ya da niyetlerinin iyi olduğunu farkettiğimizde gözümüze daha mı güzel görünürler?

    Elbette çocukların sonsuz düş güçlerini ve bir yetişkininkinden daha kuvvetli olan hislerini göz önüne aldığımızda, bu öykünün her cümlesinde ve kurgusunda, az önce sıraladığım soruların yanıtlarını buluyoruz. Durum çok da karmaşık değil aslında, yaşamdaki her olgu, her durum ve olay bir ayna gibi bize geri yansıyorken, güzel gözlerle bakabilen, duru bir yürekle duyumsayabilen kişiler, karşılığında güzelliğin tam anlamıyla kendisini buluyorlar.

    Kitabın yazarı, #İngiltere’nin son yıllarda yetiştirmiş olduğu genç yeteneklerden biri Alex T. Smith. Yaşama her daim muzip bir çift gözlüğün ardından bakan, küçükken planladığı bir dizi kariyerin (uzay yolcusu, kek ustası, profesyonel tavşan) ardından sonunda ressam olmaya karar veren 28 yaşındaki Alex, Coventry Üniversitesi’ndeki çizerlik eğitimini birincilikle tamamladıktan sonra İngiliz çocuk edebiyatı içerisindeki yerini almış ve kendi yazdığı öyküleri de resimlemeye başlamıştır.

    Ella, yazarın güzellik ve çirkinlik kavramlarını, klasik bir masaldan yola çıkarak yeniden ele aldığı, basılı son kitabıdır. Uğurböceğinin fiziksel görünümünden çok, uysal ve sabırlı kişiliği ile güzelliğin manevi yönünün vurgulandığı öyküde, aslında dünyaya ve yaşama hangi çerçevenin ardından bakarsak onu göreceğimizin altı çiziliyor. İyimser ve güzel huylu Ella, yaşamın kendisine sunabileceği en güzel canlıya, Pierre’e âşık oluyor.

    Öte yandan içlerindeki kötülüğün dışlarına tam anlamıyla yansıdığı balarısı kız kardeşler ise güzelleşebilmek uğruna sarfettikleri onca çabaya karşın hep çirkin kalıyorlar.

    Klasik dünya çocuk yazınında çokça işlenegelmiş güzellik ve çirkinlik kavramlarının, çağdaş dünya çocuk yazınında parlak bir örneğini vermiş yazar bu öyküyle. Henüz dilimize çevrilmemiş bu kitabın Türkçeleştirilmesini ve çocuklarımızın düş güçlerine yoldaşlık etmesini umuyorum.

    * Ella, Alex. T Smith, Scholastic Publishing, Ocak 2012, İngiltere, 24 sayfa #çocukedebiyatı #ingilizedebiyatı

    romankahramanlari replied 1 year, 7 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
İngiliz Edebiyatının Güzel Böceği: Ella* Makale Y…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now