İÇ SIKINTI: HASAN

  • İÇ SIKINTI: HASAN

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 11:06

    İÇ SIKINTI: HASAN*

    Makale Yazarı: Nazlı Yıldırım

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI dergisinin Ocak/Mart 2017 tarihli 29. sayısında yayımlanmıştır. 

    Attila İlhan’ın ilk romanı 1953’te yayımlanmış ve Türk edebiyatının ilk örneklerinden sayılan Sokaktaki Adam, Hasan’ın yabancılaşmış içsel serüvenini anlatır.

    Modern bir ürün olan yapıt, çoklu anlatım tekniği ile bir ilktir. Kahraman anlatıcının olduğu yapıtta her bölümde farklı bir kahraman anlatır. Bu anlatıcı çoğunluk Hasan’dır. Sosyal yaşama ve ülke sorunlarına sırt çeviren Hasan’ın, kerhanelerde geçirdiği gecelerin, vazgeçemediği meyhanenin, kadeh kadeh çoğalttığı içkili akşamların macerasıdır. Tek arkadaşı vardır o da Yakup’tur. Gemilerde kamarotluk yapan, kaçakçılık işine karışan bu iki arkadaş, İstanbul’da geçirdikleri içki akşamlarından yenik çıkmış ve yoksullaşmışlardır. Hasan, kendisini kayan bir yıldız gibi yalnız hisseder. Ve yalnızlığı bir boşluğa, bir iç sıkıntısına, bir acıya, bir başıboşluğa, bir sevgisizliğe, bir yoksunluğa, bir yabancıya çevirir. İçkisiyle kurduğu bağlantı, bu sebepler içinde modern görüntüyü verir. “Canım müthiş içmek istiyor. Biliyorum, bu insanın aczidir. Biliyorum ve içmek istiyorum.”(s.31) Ayrıca mekânsız ve zamansızdır. “Sarhoşluğun zamanı yoktur. Rakı rakıdır, şarap da şarap.” (s.57) Aslına bakıldığında Hasan, entelektüel birikimi olan bilinçli bir bireydir.

    Romanın girizgâhında “… ve seni Bâbil’den öte götüreceğim…” Hasan’ın, yabancılaşmanın temsilidir. Yaşam çemberinin dışındadır. Ve oraya adım atmak için uğraşmaz, aksine kaçar. Geçmeyen iç sıkıntısı vardır. İçkinin teselli etmediği, gittiği meyhanelerde sıkıntısını daha da artırdığı vakitlerde sarhoş olur. Mutsuzluğunu dindirmez. “Ben o mutluluktan, yani sersemlikten mahrumum. Sabahlar yüzyıllardır tekrarlanıp duruyor. Ben yüzyıllardır tekrarlanıp duruyorum.”(s.130) Kendini normal’likten soyutlamıştır. “Meryem, kendi inkârının hudutları içinde, kendisiyle mutabakat halinde: Fahişedir, sevicidir, çaçadır, din iman tanımaz ahlaksızdır ve bütün bunlardan dolayı, rahattır. Oysa ben, Kamarot Hasan, enayi ve hiç…” (s.114) Belirsizliğin boşluğunda onun yegâne desteği yine içkisi olmuştur. Ne istediğini bilmemekle beraber neyi istemediğinin farkındadır.

    Hasan, tutunamayanlar kulübünün daimi üyesidir artık. Bir tek acıyı bilir. Bunu hisseder ve karşı koymaz. Yaşar. Acı çekmeyi insan olmanın koşuluna sayar. Var oluş nedenidir Hasan’ın acısı. “Ayhan’a şarap içmeyi öğretiyorum. Çünkü o, hüzünlü mavi gözlerine rağmen, şarap içmeyi ve zaaflarını yaşamayı bilmiyor. Yazık. Ona öğretiyorum. İki yudum içiyor ve (…)”

    Hasan yalnızdır. İç yalnızlığıdır onunki. “Ben ne kaybederim? İçim dışım yalnızlık.” (s.50) Bu noktada iletişimsizliği doğurmuştur. İnsanlar arasındaki çatışma, kopmayı getirmiş, ortak bir söylem oluşmamasından dolayı iç sıkıntısını, yalnızlığını daha da artırır. Hayata, insanlara, çevreye uzaktır olabildiğince. Kendisiyle de barışık değildir. “Oysa ben, iyi bir adam olamam. Kendimi sevmiyorum. Başka türlü yaratılmayı, ne kadar isterdim: Şu kalem şefi gibi olmayı.” (s.33) Olumsuz ve karamsardır. Hasan’ın içmesindeki ana merkezde arayış vardır. Onu kör kütük sarhoş edene kadar içiren arayışıdır.

    Dünya döndükçe dinmeyen bir sıkıntının içinde, sonunu hazırlayan bir rakı masasında, acılı bir yüzle içimize dolanır Hasan. Bizim içimize kıvrılan pasif bir isyana dönüşür. O halde bir kez daha #Hasan için sokaktaki adama kadehimi kaldırarak isyanı başlatalım.

    Kaynak:
    Attilâ İlhan, Sokaktaki Adam, T. İş Bankası Kültür Yayınları, 4. Baskı, 2012, 240 syf.

    #attilailhan #alkolikromankahramanları #sokaktakiadam

    romankahramanlari replied 1 year, 6 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
İÇ SIKINTI: HASAN* Makale Yazarı: Nazlı Yıldırım …
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now