Hasan: BABİL TUTULMASI

  • Hasan: BABİL TUTULMASI

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 11:05

    BABİL TUTULMASI*

    Makale Yazarı: Gülçin Sahilli

    *Bu makale, ROMAN KAHRAMANLARI Temmuz/Eylül 2017 31. sayıda yayımlanmıştır. 

    Bazı yapraklar rüzgârsız savrulur.
    Sokaktaki Adam, bir saçılmışlar romanı.
    Zamanı içmiş Hasan etrafında kurulamamış yaşamın huzursuzluğu…
    Dünyanın ilk hâline ayılmış insanların acısı…
    Üç kadın ve bir adam, yanlış yerinden başlanmış bütün aşklar.
    Görülmeye yatılmış ama erken kalkılmış kimsesizliğin hatırası Ayhan.
    Hor sevilmekten nasır tutmuş Meryem.
    Camdan serçe Rose Maria.
    Üçü etrafında dönerken aklı kuşa karışan Hasan.
    Bir kara masal Sokaktaki Adam.
    Sokaktaki Adam’ın yazarıysa, ala kum falı.

    #Attilâİlhan Türk edebiyatının kalemi sır tutmuş nadir şairlerindendir. Onun şiirlerinde ıssızlığın tonlarını görürüz. Romanı Sokaktaki Adam’da benzer bir ruh hâlinde seyretmiş. Yalnızlığın kör sınırını aşmış bir adamın, kendi etrafında dönen iç konuşmalar akıyor durmadan.

    O adamın adı Hasan, bir yorgun âdem. Hasan sayfalardan her geçtiğinde şiir mi romanı aşıyor roman mı şiiri, karışıyor.

    Hasan’ı ayna karşısında resmeden şu cümle belki de tüm kitabın anahtarı; “Mutlu olmak yakınmakla yetinmesini bilmek demektir.” (s.33) Filmin adının geçtiği yerde başlar ya hikâye, işte böyle başlıyor #SokaktakiAdam da. Romanda geçtiği için cümle olarak adlandırdığımız, tebdil-i kıyafet bir dize.

    “Hayattan eski ve yeni şairlerin söylediği tarzda hiçbir zevk almıyorum.” (s.62) Bu tümceyi biraz sola çevirip, penceresinden baksak altına uzun bir şiir derilebilir.

    Hasan’ın diğer insanların sınırını geçip Babil’e değmesi ise sayfa 82’de gerçekleşiyor. “Bütün çivilerim sökülmüş. Nefes almak gibi kötü alışkanlıklar, yaşamakta devam etmeme sebep oluyor.” Duvarına sabitlenmemiş ruhlar gökyüzünde kaybolurlar. Hayat yer çekimli gözüken yanılsamadır. Hasan ise uçmayı öğrenen mekânsız.

    Hasan’dan kadınlarına bir kısa ip sarkıyor, pamuktan, feri sönmüş ve çelimsiz… İpin ucu ilk Rose Maria’ya değiyor.

    Rose Maria’nın şarkısı geçiyor rüzgârda, zayıf karakterli insanların bir benzerini arama isteğiyle el ele. Kendi rengini bulamamanın iç çekişi yer etmiş onda. Bir de yanlış yerde aramanın ahmakça bahtsızlığı. Bunu gözlerinin incelip incelip yağmasından anlarsınız. Suçluyor Hasan’ı, zamanı, şehri, huzursuz insanların daim yaptığı gibi en çokta kendini suçluyor.

    Rose Maria’nın zarı hep yeki aşmazken, Meryem iniyor merdivenlerden, hayatı uvertür, ruhu baş solist. Gemilerle daha da kararan İstanbul sularında güverteden karaya tuz izinde iniyor. Açılan çok yıllık sayfaların arasına karışıyor boya sarısı saçları. Geceye sarılmış etil alkol, ter ve kana adanma düşü.

    Meryem, güneşi sırtında taşıyan kadın. Kırıldığı ne varsa kırk kilitli sandıkta. Ağzının kıyısında yalandan gülme sözlüğü. O bin bir adama sahip olmuşken biri bile ona sahip olamamış. Güçlü ve gerçek bir karakter. Karyolaya serdiği her adamı önce okşayıp, ardından hepsinin alnına yapışık “Erkeksin sen” deyimini yerle bir ediyor. Meryem’in bacak arasında erkeklikleri son bulurken, o kalkıp yeni günü giyiniyor. Son sevgili tayyörü Hasan. Gardırobunda yer alan en özel parça oluyor sebepsiz. Ama Meryem bu, Hasan’ın boz bulanık hali onu ne kadar çekse de onun için her erkeğin kullanım süresi kısa. Karşı tarafın eğrilmemiş hayvan olduğuna erken ayılmış. Vakitsiz Hasan, yüzünü ona her çevirdiğinde kaldırıma bakan alnı genişleyip gülümsüyor. Hasan’la zaman güzel, içmek güzel, sevişmek güzel. En güzeliyse onu hiç çözememesi. Adamın yüksek perdeli lakırdıları ona başka dilde geliyor. Başka dilde de aslında, herkesin sözcüklerini kendine ait bir üst dilde kurmayı başarmış Hasan. Paketinin düzgünlüğünden ya da cebinin doluluğu yüzünden değil, akıl kamaştırmasından başkalaşıyor kadınların gözünde.

    Rose Maria’nın denizi öne çekip, gemisini yakamadığı Kamarot Hasan, Meryem’in sancılı etinde de demirleyemiyor. Aklı geride kalanın geleceği yazılmaz. Hasan’ın da Ayhan’da kalan aklı yarına yüz eğmiyor.

    Uzun sevmiş Hasan, Ayhan’ı, her gün başka yerini sevmiş. Kalmamış sonunda elinde sevilecek bir an. Geç çocukluktan erken gençliğe geçilen yıllara yetkininden bir silgi istemiş, silmiş bu kez Ayhan’ı, uzun silmiş. Kendini kandırma sanatı her cana sığmaz. Zordur sevdiği kadar sevilmediğini anlayana yol alması.

    Ayhan gri siluet, mavi gözlerini kaplayan kirpikler buzdan ayraçlar. Soğuk seven kadın ların aşkının yaza bakan aralığı olmaz. Ayhan da aynı listede nüfus sahibi. Âşık Hasan, şair #Hasan, filozof Hasan. Altıncı iklimin adamı. Her aşkın omzunu bölüşebileceğine inanan Ayhan’a, sayfa 201’de, yolunu ondan öteye çizmesini tek cümleyle söyleyen Hasan; “Her aşkın ilk zamanlarında fedakârlıklardan bahsedilen budalaca bir dönem vardır.” Vardır hayata Ayhan gibi lüzumsuz bir iyimserlikle bakan düz kadınlar. Zamanla Hasanlar hep haklı çıkar.

    İnsanlar, rüzgârdan hızlı değişir; beklentileri de. Kadınlar kadın olmayı sever. Gökkuşağı, erkeklere yaratılmayan tek doğa olayıdır. Morlar, pembeler olmadan da yaşar erkek. Kadın karşılaştırır. Ayhan da, Orhan’la Hasan’ı tartıyor aynı terazi kefelerinde. Orhan’ı Hasan kadar sevmiyor. Hasan’ı sevmekse mutlu etmiyor. Hasan kitapları, sinemaları, tiyatroları, insanlığın alışkanlık ya da üstünlük saydığı pek çok şeyi terk etmiş. Artık keyifsiz bir yoklukta. Ayhan’ın istediği evliliği de, çocuğu da ona veremez. Bir insan kendine bencilse ötesi yoktur. Aslında bencillikte değil, o yalnızca -madem öleceğiz- cümlesinin tüm katlarında yürümenin hafifliğinde.

    Ardından Ayhan’a da bir gemici selamı verip iniyor sayfasından. Kaçak sintinenin, kaçakçı kederi, düz adam Yakup’la uzanıyor geceye…

    Kestaneciler ve karanlık orospularının kapladığı cadde de rakı buluta ererken, Hasan sokak lambasının altında Babil’den öteye düşüyor. Kendi kanında parlıyor italik yazı. “Herkesin kaderini boynuna astık.”

    Asılanı kendine denk görmeyen, kesilmeyi göze alıp boynundakiyle usturaya yürür.

    Sokaktaki adamsa, ayın lekeli alnında, çıkmaz sokağa dönüşür.

    romankahramanlari replied 1 year, 10 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
BABİL TUTULMASI* Makale Yazarı: Gülçin Sahilli *B…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now