Gargamel
-
Gargamel
‘‘Eğer bir gün ormana yolunuz düşerse etrafı dikkatlice dinleyin; belki Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir çocuk olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz’’.
Şirinler’i herkes bilir ve tanır aslında. Çocukluğumuzda izlemeye doyamadığımız nefis bir çizgi filmin sevimli mavi yartıklarıdır onlar. Uyum içinde coşkulu şarkıları ve muziplikleriyle yaşayan bu yaratıkların baş belası kötü büyücü ‘’Gargamel’’dir. Büyük ve uzun burnu, siyah yamalı kıyafeti, kırmızı pabucu, kambur duruşu, üst çenede görünen tek dişiyle oldukça çirkin bir tiplemedir Gargamel. Kötülüğün ve karanlığın bütün özellikleri mevcuttur onda. Gaddar, aksi ve huysuz olan büyücü, herkesten nefret eder. Yanından ayırmadığı kedisi ‘‘Azman’’ ile kötü görünümlü bir evde yaşar. Sahibinden nadiren övgüler alan Azman, genellikle başarıslığa uğrayıp çılgına dönen Gargamel’in tekmelerinden almıştır nasibini.
Gargamel’in belirdiği her sahne kötülüğün yaklaştığının belirtisidir. Onun ekrana çıkmasının hemen ardından bir kötülük çıkıverir. Ellerini sürekli ovuşturan büyücünün tek arzusu, varlıklarından haberdar olduğu Şirinler’i büyüyle altına çevirmektir. Eline fırsat geçtiğinde ise Şirin Baba’nın ve ayaklanan diğer şirinlerin çabalarıyla işleri bozulan Gargamel’in arzusu hiçbir zaman yerine gelmez. Her girişiminde başarısız olan Gargamel, beceriksizliğiyle yer edinmiştir akıllarda.
Şirinler’in köyünü bulamayan, bulduğunda ise köyün büyücüsü Şirin Baba’nın çabalarıyla amacına ulaşamayan Gargamel’in, yerlere yatıp bir çocuk gibi ağladığı çıkmaz akıldan. Ve akıldan çıkmayacak bir şey daha: ”Şirinlerden nefret ediyorum!”

Sorry, there were no replies found.