Baca Temizleyicisi Çocuklar

  • Baca Temizleyicisi Çocuklar

    Posted by romankahramanlari on 12 Temmuz 2024 at 10:25

    “Baca Temizleyicisi” Şiirindeki Dindar Çocuklar*

    Makale Yazarı: Yrd. Doç. Dr. Özlem Özen

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Temmuz/Eylül 2013, 15. sayıda yayımlanmıştır. 

    İngiliz Edebiyatında romantik dönem olarak adlandırılan 1789-1832 yıllarında yazar ve şairler, insan ve doğa, hayaller âlemi, yaratıcı düş gücü, benlik oluşumu, bilinçaltının karanlık yüzü ve çocukluk dönemi gibi konulara değinmişlerdir. Tarihsel ve kültürel açıdan Fransız Devrimi’nden etkilenen bu dönemin edebiyatında çocuk teması masumiyet ve saflığın timsali sayılırken, çocukluk kavramı ise bir edebi mit olarak yaygın biçimde kullanılmıştır. William Blake ve William Wordsworth gibi yazarlar özellikle çocukluk temasından yola çıkarak bunun yetişkinlik dönemine giden bir süreç olduğunu vurgulamak istemişlerdir. On dokuzuncu yüzyılın başlarında çocukluk kavramı kişisel bütünlük ve özgürlük konularıyla birlikte ifade edilmekteydi. Romantik dönem yazarlarından Blake’in “Masumiyet Şarkıları” (Songs of Innocence) çocukluk dönemini, “Tecrübe Şarkıları” (Songs of Experience) ise yetişkinlik dönemini ele alan şiirlerden oluşmaktadır. “Masumiyet Şarkıları” içinde yer alan “Baca Temizleyicisi” (Chimney Sweeper) adlı şiirinde Tanrı, melek, şeytan, cennet ve cehennem gibi kavramları kullanan Blake, toplumun karanlık yüzünü eleştiri konusu olarak ele almayı amaçlamaktadır. Şiirde çizdiği dindar çocuk resmiyle İngiliz toplumunda dini inancın eksikliğini yansıtarak, yetişkinlikteki benlik oluşumunda dini değerlerin önemini hatırlatmaktadır. Blake için Tanrı, doğa olaylarının ve masum çocukluk deneyimlerinin sayesinde ulaşılabilecek bir varlıktır. Romantik edebiyatta nasıl yolculuk teması bireyin kendi içinde yaptığı yolculuğu temsil ediyorsa, çocuklukta yaşanan olaylar insanı güzel ahlaklı ve dindar bir birey olmaya doğru götüren bir manevi yolculuğun göstergesidir. Bu süreçte Tanrının varlığının yakında hissedilmesi önemlidir.

    “Baca Temizleyicisi” annesi ölünce babası tarafından önce kiliseye satılan ve oradan da baca temizleme işçisi olarak verilen bir çocuğu konu alır. Yetim çocuk kahramanlara edebiyatta yaygın olarak yer verilmesi aslında toplumsal gerçeğin altını çizmektedir. Henüz çok küçük yaşta çocukların sağlıksız ortamlarda çalıştırılması ve yaptıkları işin hayati tehlikesi olması düşündürücüdür. Şiirdeki anlatıcı-çocuk bunu şöyle dile getirir:

    “Annem öldüğü zaman çok küçüktüm,/ Ve babam sattı beni henüz dilim bile/ Dönmezken “temizle! temizle! temizle!” demeye/ Artık bacalarınızı temizliyorum ve uyuyorum is içinde”
    (When my mother died I was very young,/ And my father sold me while yet my tongue/ Could scarcely cry “‘weep! ‘weep! ‘weep! ‘weep!”/ So your chimneys I sweep& in soot I sleep.)(s.655)

    Üçüncü dizedeki “temizle” (sweep) kelimesi aslında şair tarafından ironik biçimde “ağlamak”(weep) kelimesiyle verilmiştir. Bu, daha düzgün konuşamayacak durumda olan küçük çocuğun acınacak durumunun bir göstergesidir.

    Baca temizleyicisinin simsiyah kurumla kaplı vücudu ve yüzü Tanrının yarattığı dünyevi güzelliklerle tezatlık halindedir. Ancak, toplumun yetim çocuklarda yol açtığı umutsuzluğa karşın, Tanrının affedici ve kollayıcı sıfatlarında umut vardır. Çocuk yaşadığı ağır ve zor deneyimlerin karşısında gördüğü rüyalarla manevi yönden destek bulmaktadır. Olumsuzlukların karşısında gösterdiği teslimiyet, Tanrının katında onu iyi bir mertebeye ulaştıracaktır. Anlatıcı-çocuk ve Tanrı arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Dolayısıyla hem masum tabiatı hem de dindar olması çocuğu ilahi gerçekliğe yakınlaştırır.

    Anlatıcı çocuğun yakın arkadaşı Tom rüyasında, kilitli siyah tabutlarla tezatlık gösteren aydınlık içinde bir Melek görür:

    “Binlerce baca temizleyicisi, Dick, Joe, Ned veya Jack,/ Onların hepsi kara tabutlara kilitlenmişti/ Ve bir Melek geldi ışık saçarak anahtarıyla,/ Ve açtı tabutları ve azat etti onları/ Sonra çayırda zıpladılar güldüler koştular/ Ve ırmakta yıkandılar, ve Güneşte parladılar”
    (Tha tthousands of sweepers, Dick, Joe, Ned or Jack./ Were all of them lock’d up in coffins of black./ And by came an Angel who had a bright key,/ And he open’d the coffins & set them all free;/ Then down a green plainleaping, laughing, they run,/ And wash in a river. and shine in the Sun.)(s.656)

    Kara tabutlar ölümü çağrıştırmaktadır. Ayrıca dünyada çocuklara çektirilen fiziksel acıların sembolüdür. Öte yandan, güneş ışığı ve ırmak suyu ilahi anlamda çocukların kötülüklerden arınmış olduklarının göstergesidir. Blake, söz sanatlarını ustalıkla kullanarak dini değerlerin önemine tezatlıklarla ve sembollerle dikkat çekmektedir. Dünyadaki ilgisiz baba ile cennetteki koruyucu Melek, tutsaklık ve özgürlük, gerçek maddiyat alemi ile rüyalardaki maneviyat âlemi gibi zıt motifler yer almaktadır. Ayrıca, şiir, kilise, papaz, kral veya baba figürlerinin baskıcı otoritesine karşın iyilik ve yardım göremeyen çocukların, Tanrının kudretine güvenmek ve umudu kaybetmemekten başka bir seçenekleri olmadığını vurgulamaktadır. Dolayısıyla, bu rüyalar bir nevi aydınlanma haline benzer. Şiirde, yetim kalan bir çocuğun duygularının yanı sıra, Tanrının rahmet ve şefkatine sonsuz güvenen bir yetişkin olma yolunda giden biri de anlatılmaktadır.

    Anlatıcı-çocuk arkadaşını manevi yönden rahatlatmak için şöyle söyler:

    “Sus, Tom! Hiç takma kafana, başın çıplak ya/ Biliyorsun kurum kirletemez artık olmayan saçlarını.”
    (Hush Tom! never mind it, for when your head’s bare/ You know that the soot cannot spoil your white hair.) (s.656)

    Tom’un saçlarının kuzunun yünü gibi tıraş edilmesi ve kel kalması Hıristiyanlığın kutsal peygamberini temsil eden kuzuyu çağrıştırır. Hz. İsa ve kuzu neredeyse özdeşleşmiş biçimde anılmaktadır. Bacaları kurumlarından arındıran çocuk, insanları günahlarından arınmaya çağıran Hz. İsa’nın sembolüdür. Bu örnek kötülük ve ahlaksızlık üzerine kurulu düzeni eleştirirken, “kirletmek” kelimesi bu ironik durumu vurgulamaktadır. Tom’un olmayan saçlarının kirletilmeyecek olması aynı zamanda onun masumiyet ve iyimserliğinin göstergesidir.

    “Sonra çıplak ve pak, bütün yüklerini artlarında bıraktılar,/ Bulutlara ağdılar ve rüzgârla dans ettiler;/ Ve o Melek Tom’a dedi ki, iyi bir çocuk olursan/ Tanrı baban olsun, neşe de hiç gerekmez artık.”
    (Then naked and white, all their bags left behind,/ They rise upon clouds and sport in the wind;/ And the Angel told Tom, if he’d be a good boy,/ He’d have God for his father and never want joy.) (s.656)

    Bu dizelerde ise, çocukların ruhsal ve fiziksel gelişiminde en önemli şeyin sevgi ve neşe dolu bir ortam olması gerektiği ima edilmektedir. Aynı zamanda dünyevi neşenin ötesinde manevi huzur ve mutluluğun kalıcı olan şeyler olduğuna da işaret edilmektedir. “Bütün yüklerini” bırakmış olan kişi günahlardan arınmış olmaktadır; işte bu durum oyunla birlikte temsil edilen çocukluk dönemiyle anlatılır. Oyun oynamanın çocuk gelişimine duygusal, sosyal, fiziksel ve zihinsel yönden katkısı düşünüldüğünde, şiirdeki çocukların yalnızca rüyalarında bulutlarla ve rüzgârla oynamaları ve oynadıkları mekânın cennet gibi tasvir edilmesi ile Blake, çocukluk döneminde kişinin Tanrısal özellikler taşıdığını vurgulamaktadır. Baca temizleyicisi, dindar bir çocuk olmakla birlikte Tanrısal bir sıfat taşır. İlahi rahmetin koruması altında olmak, baca temizleyicisi çocukların sahip oldukları ancak onları bu duruma getirenlerin idrak edemediği bir manevi değerdir. Şair, aynı zamanda, kaderin çocuklara hazırladığı haksızlık ve sömürü düzenine karşı isyan etmektedir. Yetim çocukların güvenliğinden sorumlu olması gereken dini kurumların aslında onları mağdur hale getirdiğini hatırlatır. Kilisenin koyduğu sahte ahlaki düzen şiirin son dizesinde belirgindir:

    “Sabahın ayazı boyunca, Tom mutluydu ve şevkliydi,/ Herkes işini yaparsa gerek kalmaz ki kötülükten korkmaya.”
    (Though the morning was cold, Tom was happy and warm;/ So if all do their duty they need not fear harm.) (s.656)

    Çocuğun konuşmasının saflığı ve olaylar karşısındaki kötümser olmayan düşünceleri ile şairin asıl vermeye çalıştığı mesaj, dini kurumların insan hayatını düzene koymadaki yetersizliğidir. “Herkes” sözcüğü görünür anlamda çırak çocukları anlatırken, satır aralarında dini ve ahlaki değerleri eksik olan kurumlara gönderme yapmaktadır. Blake’in kullandığı üslupta “kötülükten korkmanın” aslında tam tersi ima edilmektedir. Karanlıkta uyanıp çalışmaya başlayan dindar çırak çocukların yaşama enerjisi, içlerindeki maneviyatın gücünden ileri gelmektedir.

    Öte yandan, çocukluk döneminin önemini vurgulayan “Baca temizleyicisi”, İngiliz toplumunun maddi ve şekilci din anlayışını eleştirmektedir. Toplumda dini değerlerde yozlaşma bulunmaktadır; dolayısıyla çocuk Tanrı’ya sığınmak durumundadır. Baca temizleyicisi çocuklar, yetim kalmanın verdiği eksiklik duyguları içinde sevilme ve değer görme ihtiyacını ailelerinden bulamazlar. Sonuçta bir bakıma bu yüzden dindar ve inançlı olduklarını da düşünebiliriz. Bu noktada, dini değerlerin güçlü olması durumunda çocukların temel sevgi ve güven ihtiyaçları ne kadar karşılanabilir sorusu akla gelmektedir.

    Çocukluk döneminde çocukların kendilerinin çok özel olduğunu hissetmeye ihtiyaç duydukları bilinir. Bu dönemde bireysel olarak değerli olma ve sevilme ihtiyacının yanı sıra, çocuk başkalarının gözünde takdir edilme duygusu ve özgüven geliştirir.

    Bireyin gençlik ve yetişkinlik dönemindeki dini inanç, duygu, tutum ve davranışlarının temeli büyük ölçüde çocukluk döneminde atılmaktadır.

    Çocukluk döneminin en önemli özelliklerinden birisi, çocuğun “kolay inanırlık” özelliğine sahip olması- dır… Esasen çocuk düşünmeden, şüphelenmeden ve itiraz etmeden inanmaya hazır olduğundan, söylenenlere içtenlikle inanır. Çocuk sadece dış yönüyle değil, aynı zamanda ruhi olarak da samimi bir şekilde inanır. Çünkü çocuk, inanmakla kendisini güçlenmiş ve Allah’a yakın hissetmiş kabul eder. Böylece o, inandıklarıyla kendi kişisel dünyasını kurmaya ve onu geliştirmeye çalışır (Köylü, s.138). Şiirdeki işçi çocuklar da Tanrı’nın gözünde özel bir varlık olarak görülmeyi isterler, çünkü onlara yaşamlarında özgüven veren “başkaları” yoktur. Blake, şiirinin “Tecrübe Şarkıları” içinde yer alan devamında çizdiği resimde bu kez dini otorite temsilcilerini açık biçimde eleştirmektedir. Ancak burada mutlu bir çocukluk geçiren, sevmeyi ve sevilmeyi bilen biri vardır:

    “Ve çünkü mutluydum, oynuyordum, şakıyordum/ Onlar sandılar ki bir haksızlık yok yaptıklarında, / Ve dua etmeye gittiler Tanrıya, Papaza ve Krala,/ Yani sefaletimiz üstüne cenneti kuranlara”
    (And because I am happy, and dance and sing,/ They think they have done me no injury/ And are gone to praise God and his Priest and King/ Who make up a heaven of our misery)

    Sonuçta, “Baca Temizleyicisi” şiirine o dönemin ahlaki, etik ve dini bakış açısının yansıtılması bağlamından bakıldığında, çocukların sefaleti üzerine cennet kuran yetişkinlerin dini değerler yönünden çocuklardan daha zayıf olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. İyi insan olmanın temelinde ahlaklı ve dini değerleri sağlam olarak şekillenen bir çocukluk dönemi bulunur. Dolayısıyla, Tanrı inancı konusunda çocuklara verilecek ilk tema sevgi ve güven motifi olmalıdır. Çocuklara verilecek dini eğitimde Blake şunu bize hatırlatır: çocukları her şeyden çok sevip, onlar için sayısız zorluk ve sıkıntılara katlanıyorsak, aynı şekilde Tanrı’nın da bu anne ve baba sevgisine benzeyen hatta onlardan kat kat daha fazla kendilerini sevdiğini, bunun sonucu olarak da O’nun bizlere çeşitli nimetler verdiğini, bizi hastalıklardan ve kötülüklerden koruduğunu çocuklarımıza bildirmemiz gerekir.

     

    #williamblake #poetry #şiir #bacatemizleyicisi #masumiyetşarkıları #songsofinnocence #ingilizedebiyatı #çocukluk

    romankahramanlari replied 1 year, 10 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
“Baca Temizleyicisi” Şiirindeki Dindar Çocuklar* …
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now