Abdel Jawad Ahmad Albaroudi

  • Abdel Jawad Ahmad Albaroudi

    Posted by romankahramanlari on 11 Temmuz 2024 at 15:20

    (Türkçesi: Damla Kellecioğlu)

    DÜNYANIN ŞEHRİ: BEYRUT*

    Makale Yazarı: Houssam Abdelkhalek

    *Bu makale ROMAN KAHRAMANLARI Nisan / Haziran 2012, 10. sayıda yayımlanmıştır.

    Tek kolu kalmış Abdel Jawad Ahmad Albaroudi, #Beyrut şehri duvarlarının güneydoğu köşesinde yarı ölü bir şekilde bulunur. Aynı noktada, günümüzde şehitler meydanını kaplayan Muhammed El Emin Camii yer alır. Öykünün başladığı 1822 yılındaysa kentin güney ve doğu duvarları bu noktada bulunmaktadır. Duvar, söz konusu noktadan yaklaşık 300 metre daha batıya uzanır, 500 metreden biraz daha uzak bir mesafedeyse #Akdeniz yer alır. 18. Yüzyılın ilk çeyreğinde bu duvarların arasında yaşayan insan sayısı 5000’i geçmemektedir. Ancak Rabih Jaber, tek kollu kahramanı Abdel Jawad Ahmad Al Baroudi ve ondan sonra gelenlerle Beyrut’un “Dünyanın Şehri” olacağını haber verir.

    #DünyanınŞehri”, 40 yaşındaki Lübnanlı roman yazarının küçük Beyrut şehrinin tarihi, toplumsal ve siyasal hikâyesini betimleyen trilojisine verdiği isim.

    Abdel Jawad’ın kökleri, o zamanlar Levant’ın toplumsal, ekonomik ve siyasi kesişim noktası ve “Şam Eyaleti’nin başkenti” #Şam’a uzanıyor. Abdel Jawad, Şam’dan arkasına bakmadan kaçar çünkü muz dallarını kesmek için kullanılan uzun ve kıvrık bir bıçakla ağabeyini öldürmüştür. Ya da en azından kurbanın aslında ölmediğini bilmeden hayatını kaybettiği güne kadar öyle sanmıştır. Oysa ağabeyi, böbreğinin hemen yanındaki derin yara iyileşince küçük kardeşini affeder. Dahası, hiç durmadan Abdel Jawad’ın geri döneceği günü bekler. Ancak Abdel Jawad tüm bunlardan habersiz Beyrut’ta yaşamaya devam eder. Tek koluyla kumtaşlarını taşıyarak ilk evini inşa eder. Aynı kolla eski şehrin bakkallarında çalışır. Ağır kutular kaldırır, sebzelerin köklerini temizler, #LübnanDağı’nın rengârenk meyvelerine su serper. Uzun yıllar çalıştıktan sonra başarılı bir iş kurar, Beyrutlu seçkin bir ailenin kızıyla evlenir, üç çocuk sahibi olur, evini o ailenin yanındaki araziye kurar ve Beyrut’un #Baroudi ailesinin atası olur. Uzun yıllar yaşadıktan sonra saygın ve çalışkanlığıyla bilinen bir adam olarak ölür ama hayatı boyunca, tek kardeşini öldürmüş olmanın suçluluk duygusu bir tek gece bile kâbus görmeden uyumasına olanak vermez. Daima çok sevdiği ağabeyini öldürmesine neden olan şeyin ne olduğunu asla anlayamaz. Ara sıra öfkesine yenik düştüğünü bilen kahraman, bu öfkenin kendini nasıl öz ağabeyini öldürecek kadar kaybetmesine neden olduğunu idrak edemez. Rabih Jaber, kanın beyne sıçradığı ve zihnin bütün mantığı yitirdiği o ölümcül psikolojik anı zekice betimler; bu ana bir de isim verir: Hiçlik anı.

    Abdel Jawad’ın karısı ilk çocuğu Shahin’i doğurduğunda, Beyrut hala Suriye sınırındaki o unutulmuş küçük şehir konumundadır. O zamanlar #LübnanDevleti henüz kurulmamış, #DoğuAkdeniz’de gücü elinde tutmaya çalışan ve kendi aralarında rekabet eden limanlarsa #Trablus, #Saida, #Akka ve #Haifa’dır. Fakat birkaç yıl sonra Beyrut, Şam’a yakın bir liman olması nedeniyle, Yakındoğu’ya hâkim olmaya çalışan uluslararası güçler tarafından tüm bölgenin ana gıda deposu olarak seçilir. Bu kararla birlikte Suriye kıyılarında çalışan birçok tüccar Beyrut’a yerleşerek, kentin bir sonraki yüzyılda Akdeniz’in en önemli ve en gelişmiş şehri olmasına önayak olur.

    Abdel Jawad, #Mısırfatihi #MehmetAliPaşa’nın şehri kuşatmasına, Beyrut’a yerleşmesinden yedi yıl sonra şahit olduğunda, kucağında ilk oğlu, yanındaysa karısı bulunmaktadır. Mehmet Ali Paşa’nın şehre geldiği yerin karşı yönündeyse son Osmanlı askerlerinin şehri terk edişi görülmektedir.

    Shahin 17 yaşına geldiğinde, uzun boylu, kaslı bir genç adamdır ve Osmanlı ordusunda Beyrut Bölüğü’ne katılmaya hazırlanmaktadır. O sıralar, #SultanAbdülhamit’in ordusu, daha önceden Mısırlılar’la çatışılarak kaybedilen Suriye topraklarını geri almak üzeredir. Avrupalı güçler, #Osmanlı’ya yardım eder, Avusturya ve İngiliz gemileri ağır toplarla Beyrut’a saldırır ve kentin duvarlarının sonsuza dek yok olmasına neden olur. Shahin savaşan orduların son çatışması olan Bhersaf köyü çatışmasına katılır. Çatışmayı #Osmanlılar kazanırken, Abdel Jawad’ın en büyük oğlu ciddi şekilde yaralanarak ve hafızasını kaybeder.

    Beyrut’taki Mısır hakimiyetinin görece kısalığına rağmen şehrin sakinleri bu dönemde, daha önce hiç yaşamadıkları ve hatta duymadıkları yeni mallar ve toplumsal değişimle tanışır. Çayın yanı sıra mısır ve farklı birçok tarım ve sanayi ürünleri günlük hayata dâhil olur. #Mısırhâkimiyeti, Beyrut’ta ilk kez genelev açılmasına da neden olur. Hatta #GustaveFlaubert, bu tarihten elli yıl sonra bu genelevlerden birinde frengiye yakalanacaktır. ‹

    İyileşmesine yardımcı olan köylülerin yanında kendine gelen Shahin, bir Osmanlı askeri olduğunu sanır. Sağlığına kavuşur kavuşmaz da evi sandığı ‹stanbul’a doğru yola çıkar.

    Shahin’in Osmanlı başkentine ulaşmasıyla birlikte yazar Beyrut, #Osmanlıİmparatorluğu ve #İstanbul ilişkilerini kahramanından yola çıkarak irdelemeye başlar.

    Abdel Jawad al Barudi’nin ilk evliliğinden iki oğlu daha vardır: Abdul Rahim ve Omar. Eşinin ölümüyle birlikte yeniden evlenen Abdel Jawad’ın, ikinci karısından da dört güzel kızı olur.

    Yazar, oğullardan zeki ve ciddi Abdul Rahim’in hayatının nasıl ilerlediğini anlatırken, ailesinin varsıllığından ve ticaret konusundaki yeteneğinden söz ederek aynı zamanda Beyrut’ta o dönemde yaşanan ekonomik patlamayı da aktarıyor. Jaber, kardeşlerin en genci, çocukluğundan beri denize âşık Omar’ın hayatını anlatırken ise Doğu Akdeniz’deki #denizcilik dünyasını, balıkçıların hayatını ve destanları göz önüne seriyor. Yine halktan bir karakter olan Omar’ın hayatından söz ederken, Beyrut’un yerli halkı ve sonradan gelenler arasındaki ilişkiyi betimliyor: Servet avcısı tüccarlar, Lübnan Dağı ve Şam’dan, 1840 ve 1860 yıllarında mezhepleri nedeniyle şiddete maruz kalarak kaçan mülteciler ve diğerleri… Ayrıca şehre yeni gelenlerin, şehri nasıl tarihi duvarlarının dışına taşıdığını ve zamanla Beyrut’un yeni sakinleri haline geldiklerini de anlatıyor.

    Omar da daha sonra Osmanlı ordusuna katılır. Ancak Abdul Jawad’ın en genç oğlu ihtişamlı ve bir o kadar da vahşi olan #KırımSavaşı’nda görevlendirilir. Omar, #Karadeniz’in donmuş sahillerinde, #Sivastopol kentinin duvarları önünde hayatını kaybeder. Ancak ölmeden hemen önce Osmanlı ordusunun efsanevi savaşçılarından biri olan Shahin’in hayatını kurtarır.

    Abdul Jawad al Barudii hayatının geri kalanını çocuklarını kaybetmekten duyduğu derin üzüntüyle geçirir. Bununla birlikte gururlu ve saygın bir hayat yaşamıştır. Tek kolla yola çıkmış, hayatını yoktan var etmiştir. Yanında kalan tek oğlu Abdul Rahim’le gurur duymaktadır. Abdul Rahim’in yüzünü kara çıkartmayacağından emindir. Rabih Jaber, üçlemesinin ikinci kitabında ailenin hikâyesine Abdul Rahim’in hayatını anlatarak devam eder.

    #AbdelJawadAhmadAlbaroudi #Lübnanlıyazar #RabihJaber #hiçlikanı

    romankahramanlari replied 1 year, 7 months ago 1 Member · 0 Replies
  • 0 Replies

Sorry, there were no replies found.

Reply to: romankahramanlari
(Türkçesi: Damla Kellecioğlu) DÜNYANIN ŞEHRİ: BEY…
Cancel
Your information:

Start of Discussion
0 of 0 replies June 2018
Now